21 Aralık 2009 Pazartesi

10 Aralık 2009 Perşembe

Geçmiş Olsun Emre Pehlivan

Altyapımızın başarılı oyuncularından Emre Pehlivan'ın ayağının kırıldığını öğrendim ve çok üzüldüm..İnşallah kısa sürede iyileşir ve Bursaspor forması altında daha nice maçlar çıkarır, goller atar..

27 Kasım 2009 Cuma

26 Kasım 2009 Perşembe

14. Hafta [Bursaspor - Galatasaray]

14. haftanın açılış maçında 3 puan farkla ard arda sıralanan 2 takım bu haftanın en ilgi çekici maçına çıkıyorlar..Bu ilginin bir sebebi sezona yaptığı takviyelerle iyi bir giriş yapan Galatasarayın bu maçta alabileceği yenilgiyle ligde beklenmeyecek şekilde geri düşmesi ve yerini Bursaspora kaptırabilecek olma ihtimali..Bir diğer sebebi de her ne kadar üst sıralara tutunsa da futbolu pek beğenilmeyen henüz bu sıralama da pek iddaalı olduğu düşünülmeyen Bursaspor için futbol kamuoyunun "bakalım neler yapabilecekler" bakışı içerisinde olması..Bursasporda cezalı Ali Tandoğan, Galatasarayda da Linderoth bu maçta yoklar..

Karşılaşmanın bir diğer özelliği ise ligin en golcü 2 ekibinin karşı karşıya gelecek olması..birer maç dışında tüm maçlarında gol bulmuş iki ekipte...özellikle Bursaspor 12 farklı gol atan oyuncusuyla değişik bir özelliğini de ortaya koydu..Galatasaray da kötü gidişe bir dur deme peşinde..

Ali tandoğan'ın yokluğunda Bursasporun kadro beklentisi şöyle;

Batalla ile birlikte tek forvet anlayışına dönen Bursaspor'da Fenerbahçe maçında olduğu gibi çizgide Sercan'ın olmasını bekliyorum..Antep maçında çok hazır gözükmese de Sercan maçın Bursada olmasıyla daha iyi performans sergileyebilir, Volkan ile birlikte aksayan Galatasaray savunmasında süratleriyle etkili olabileceklerdir..Fenerbahçe maçında henüz oturmamış olması ve rakibinin sert oyunuyla bekleneni verememiş bu diziliş daha da oturmuş yapısıyla ve karşıda nispeten oyunu daha az sert oynayan bir takıma karşı daha çok işleyecektir..Çizgide Arda, Keita, Kewell gibi oyunculara sahip bir rakibiniz varsa çok iyi kanat beklerine ve onlara yardımcı oyunculara sahip olmalısınız, ancak Bursasporun en büyük sıkıntılarından biri kanatlardaki bu uyumu henüz yakalayamaması..Volkan, Sercan, Ozan geri yardıma pek gelmediği gibi özellikle Mustafa Keçelinin bulundugu kanatta aksamalar oluyor..Bu maçta Ali Tandoğan'ın yokluğu önemli bir eksik olsa da bu bölgede muhtemelen Tuna'nın oynayacak olması takımı defansif açıdan rahatlatabilecektir..Maçın kilit bölgesi ise orta sahalar olacaktır..Bursaspor Hüseyin-Ergic-Batalla 3lüsünü iyi kullanabilirse özellikle hücum aksiyonlarını kolaylaştırır, ergic be batalla bu bölgede iyi top yapıyorlar..

Her ne kadar 2 golcü ekip karşı karşıya gelse de bol gollü bir maç beklemiyor bizi görünen, orta sahada üstünlüğü kuranın avantajlı konuma geçeceği karşılaşmada duran toplardan da gol olasıdır..yarın her türlü sonuca fazlasıyla açık bir mücadele olacak, Bursasporumuzun puan farkının 6 ya çıkasına izin vermeyeceğini umuyorum..





21 Kasım 2009 Cumartesi

10 Kasım 2009 Salı

Eren Albayrak : 'Robben Eren'


23 Nisan 1991 doğumlu Eren, Sercan-Muhammet-Serdar Aziz ile birlikte Bursasporun son dönemde Türk futboluna armağan ettiği dörtlüden bir tanesi..13 yaşında profesyonelliğe adım atan Eren 15 yaşından beri uluslararası turnuvalarda dikkatleri üzerine çekmekte..Henüz 16 yaşında Fransız Sports'ta haber edilen Eren, birçok kez Uefa tarafından mansetlere taşındı ve key players oyuncular arasında yer aldı..Yabancı sitelere göre bir dönem Tothenam'ın listesinde bulunan yıldız oyuncuya daha önceleri Aziz Yıldırım'ın Zafer Biryol'a karşılık, Özhan Canaydın'ın ise Hasan Şaş karşılığında transfer etmeye çalıştığı haberleri çıkmıştı..
Eren sol ayağını mükemmel kullanan bir sol açık-forvet oyuncusu. Dikine ve seri oyunuyla kaleye inen en kısa yolu bilmesi ve olgun futbolu onu diğer yaşıtlarından ayırıyor..Fiziki açıdan eksikleri bulunduğu gözlenen Eren kendine Robben'i örnek aldığını her fırsatta söylemekte..

1 Kasım 2009 Pazar

Yetti Artık Çekilin Ulan..

Cidden gına geldi artık,
Çekilecekseniz çekilin, çok kişi memnun kalır bu karardan..Ama yok amacınız belli sizin, başarısızlığınızı örtmek, mazlumu oynamak..
Ziya Doğan deplasmanda Antalya'dan Bursa'dan 4'er yemişsin hala bozuk plak gibi bu maçlarda çok kritik hakem hataları yapıldı diyorsun..Evinde Büyükşehir 3 atmış sana hakem diyorsun..Yuh be hoca, El insaf ya hu..
Diğer taraftan çetin sümer denen şahıs ırkçı yaklaşımlardan şikayetçi ligden çekileceğiz açıklaması yaptı..Bursa maçı sonrası olmayan olayları varmış gibi gösterip kamuoyu yaratan bu şahıs anlaşılan o ki "açılım"'ın kaymağını yiyerek yapamadığı başkanlık yerine teknik adamıyla birlikte şarlatanlık yaparak ligde tutundurmaya çalışacak diyarbakırsporu..Devam edin böyle, artık herkes sizin ne olduğunuzu anladı..

31 Ekim 2009 Cumartesi

Şafak - Doğan Güneş..

Sabah saat 6'yı vurmuş, uyku tutmuyor..
Bir taraftan puan durumuna bakıyorum, bir taraftan fikstüre..birkaç dakikada bir de yenilenen forumları göz gezdiriyorum arasıra..maç öncesi uyku yok anlaşıldı, neyse ki maçtan sonra rahat uyuyoruz birkaç haftadır..
Bursaspor galibiyetlere alıştırdı bizi, puan kaybetme kredisi olsa da takımın, ligin iç sahadaki en fazla puan toplamış takımlarından birine deplasman yapsa da galibiyet bekliyoruz..
Antalyaspor kısıtlı imkanlara rağmen iyi sonuç almaya yatkın oyunculardan kurulu, zitouni-necati-jedinak-kerim-djehua-balili-tita..ofansif olarak iyi oyuncular..muhtemelen İç sahada Bursaspor ofans oyuncularından daha etkili olacak oyuncular..ama geri dörtlülerde Bursaspor ağır basıyor, bir de Hüseyin'i katarsak fazlasıyla..
Rakibin yadsınamaz iç saha performansı ve yakaladığı hava, 15 puanı ve orta üstü sıralara oynamaya hevesi, bir de maç öncesi ısrarla bursasportv'ye konuşmayan Mehmet Özdilek hocanın görünüşleri oldukça iştahlı başlayacaklarını gösteriyor maça..
Ertuğrul Sağlam'da bunları gözönüne alacaktır maça başlanırken, daha önceki deplasmanlar gibi kontrollü oyun benimsenecektir ilk dakikalarda, zira Bursaspor bu oyunda da epey başarılı..Ertuğrul hoca ilk kez Fenerbahçe maçında uyguladığı ancak bireysel ve takım oyunundaki eksikler ve uyumsuzluk nedeniyle tutmayan tek forvet arkasında Batalla dizilişiyle daha sonraki haftalarda alınan başarılı sonuçları da göz önüne alırsak bozmayacaktır, Sercan iyileştikten sonrada Fenerbahçe maçında olduğu gibi bu dizilişte yerini bulacaktır..
Bursaspor kazanır mı? Kazanabilir, hatta favoridir, ve kazanırsa çok yol alır..ama aksi sonuçlar hedeften uzaklaştırmaz bizi, biten hiçbirşey olmaz. zira yeni başlıyor bir sabah, bir gün, bir futbol haftası daha..

27 Ekim 2009 Salı

Ziraat Türkiye Kupası

İlk maç ilk heyecan Güngören Belediyespor ile,
Ertuğrul hoca'da değinmiş, rakibin küçümsendiği maçların en tehlikeli, hayal kırıklığı en büyük maçlar olduğunu..elbette n.ş.a'da favori belli ama yine de havaya girmemek disiplini elden bırakmamaktır en iyisi..
Türkiye kupası avrupaya çıkışın en keyifli yolu olmasa da en kestirme yolu, bir de geçen sene Bursaspor adına bir mihenk taşıydı çeyrek finalde Fenerbahçe ile oynanan maç..kendi evimizde oldukça ümitvar çıktığımız rövanş karşılaşmasında 1-3 yenilmiştik Fenerbahçeye, mücadele ederek ama kötü oynayarak..Ertuğrul hoca yeni gelmişti, birkaç maçlık performans çokta iyi sayılmazdı, ama taraftar ayağa kalktı, 0-3 yenikken sanki 3-0 öndeymişçesine destekledi takımı, arkasında durdu, işte takımın daha sonraki sıçrayışının zeminindeki özgüven bu maçta kazanılmıştı..
Bu maçtan kalma bir burukluk, mahçubiyet sezinlemek mümkün Ertugrul hoca'da, kupa denilince gözlerinden okunuyor zira geçen sene o engel geçilseydi muhtemelen finale çıkılacaktı çünkü ligin belkide en formda takımı oluvermişti Bursaspor..
Bu sezon hiç oynamayan veya pek forma şansı bulamayan fakat gerçektende formda oyunculardan kurabileceği bir kadro daha var hocanın elinde ve hocamızda bu oyuncuları kupa-özel maçlarla formda tutmaya çalışacaktır..Kadro tahminimi verirken maçın BursasporTv'den de canlı yayımlanacağını belirtelim..

---------------Yavuz------------
Bekir Ozan--Tuna----İbrahim--Mustafa
Veli----Ramazan Sal---Kirita--Ozan İpek
-----------Tadeu----İsa Bagci-------

25 Ekim 2009 Pazar

10 Haftanın Görüntüsü

1-Turgay - 4 gol
2-Ömer Erdoğan - 3 gol
3-Batalla - 3 gol
4-Sercan - 2 gol
5-Volkan Şen - 2 gol
6-Ozan İpek - 2 gol
7-Zapo - 2 gol
8-Shin Rok - 2 gol
9-İvan Ergiç - 1 gol
10-Ali Tandoğan - 1 gol
11-İvankov - 1 gol

20 Ekim 2009 Salı

Altyapıda ingilizce eğitimi

Altyapımızda futbol eğitimi gören 29 gencimiz haftanın 2 günü İngilizce eğitimi almaya başladı.
Altyapı koordinatörümüz Faruk Korkmaz yaptığı açıklamada "Burada futbol oynayan gençlerimize her türlü eğitimi vermeye çalışıyoruz. Bu bağlamda artık haftanın iki günü Osman Atazülal`ın verdiği derslerle öğrencilerimiz artık ingilizcede öğrenecekler. Bursaspor altyapısının her yönüyle farkını hissettirmesi için çalışmalarımız sürüyor" dedi.

Mutluluğun Resmi

Biri Kayseri'den gönderilmiş Turgay,
Diğeri kiralık oyuncumuz Zapo,
Ötelerinde 1 sezonda bir elin parmakları kadar maça çıkmamış Tadeu..

18 Ekim 2009 Pazar

4 x 4

Takımda en güvenilir isimlerden İvankov sakat, yerini çok tecrübesiz Yavuz'a bırakmış..Rakibi çözmede en önemli anahtar Sercan bu haftada takımla değil..Geleceği var denilerek takıma katılmış Shin Kore'ye kaçmış hafta arası, kimi diyor alışamadı, kimi kız meselesi net belli değil ama birşey var hücumda Sercan'da yokken önemli oyuncu(Duyduğumuza göre geri gelebilir)..Maçtan önce çekinceliyiz, bir de Denizlide ters giden sonuçlara set koymak isteyecek..Zor maç bekleniyor..
Maç başlarken en çok kalede Yavuz düşündürüyor, topu alırken, hava topuna çıkarken Yavuz gayet rahat ama akıllarda kötü senaryolar pusu kuruyor..Derken, Angelov'un golü.Acaba Yavuz'un hatası mı derken tekrarında görüyoruz ki Angelov çok klas bırakmış köşeye..Oyunda mücadele de pek sarmıyor ilk yarı, ileride Turgay'ı görüyoruz didişirken rakiple biraz ama o da çok yalnız kalıyor ilk dakikalarda..İlk yarının sonunda bir gol gelse maç tekrar Bursa lehine dönecek belli ama kaleci Özden topla fazla sevişmenin bedelini ödüyor..İlk pozisyonda Turgay'ın üzerine çarpmıştı Özden'in degajı, ikincisinde Turgay inatçılığının ödülünü aldı..Turgay boyu uzun, presi seven çalışkan, tekniğide iyi bir oyuncu, vuruşlarını ve pozisyon bilgisini geliştirdikçe daha da iyi olacaktır..

2. yarıyla birlikteBursaspor'un Denizli'ye karşı ciddi bir üstünlük kurdugunu gördük..Denizli Bursa kalesine bile yanaşamadı uzun süre..Bu dakikalarda Ergic topu pek iyi kullanamasa da Batalla Ergic'in açıklarını kapadı bu bölgede..2 ve 3. goldeki arapasıyla gollere katkısı bulunan Batalla'nın bir topuda direkten döndü..Oyunda kontrolü tamamen eline aldıgı dakikalarda kalemizde golü gördük ancak dk 90'da yeniden öne geçmeyi başardık..Son 4 maç 3 deplasman 12 puan, ve bu yükseliş saha içindeki-saha dışındaki güvenin eseri..Kolay değil Manisa karşısında 80. dakikadan sonra deplasmanda maçı çevirmek veyahut yine deplasmanda geri duruma düşülmesine rağmen Denizli karşısında galibiyete ulaşmak, hemde eksikler varken, takım üst düzey bir top oynamamışken, şans değil sadece bu elbette..İ.b.b maçıyla birlikte artık bu puanlara güzel futbolunda ekleneceğini ve özellikle Batalla, Ergic, Tadeu gibi isimlerden de daha fazla katkı gelecektir..

6 Ekim 2009 Salı

Tabelaya Bak..

İbrahim Yazıcı'nın geldiğinde söylediği önemli bir sözdü bu..Ben tabelaya bakarım..O dönem Bülent Korkmaz'la kötü sonuçlar alan Bursasporda sürekli hakemlerden, şanssızlıktan imkansızlıktan dert yananlara söylemişti bunu İbrahim Yazıcı ve çok geçmeden Bülent Korkmaz'la da yolları ayırdı..Bursaspor'un lig sıralamasında hangi grupta yer alabileceğini ortaya çıkaracak haftalardan geçiyoruz..Manisa'da kilit takımlardan biriydi Bursaspor için, hem Bursasporun rakiplerinden puanları toplamış ve toplamaya devam edecekti hem de kendisi rakibi olma amacındaydı..Maça Manisaspor kontrollü başladı, bir deplasman takımı gibiydi adeta maçın başlarında..Görüldü ki 2 haftada 7 gol atan Bursaspor'dan çekiniyorlardı..Bu sayede Bursaspor biraz daha rahattı, atak olması beklenen taraftı..Dakikalar ilerledikçe Manisa oyunun kontrolünü daha fazla ele geçirmeye başlamış Bursaspor ise tutukluğunu sürdürüp geri çekilmeye devam ediyordu..Sercan'ın yokluğunda Shin ile Turgay alakasızları oynuyorlar, kanatlardaki oyuncular ise hem ofansif hem defansif kaygısızları oynuyorlardı..Bunun bedelini Bursaspor ağır bir şekilde ödeyebilecekken kalede İvankov'un müthiş konsantrasyonu ve orta sahadaki Hüseyin ile Ergic'in çabaları sahada dengeleyici olmaya çalıştı ve bunuda başardı az çok..Isaac gol atamasa da maç boyunca Bursaspor defansını çok zorladı, bazı pozisyonlarda defans çok ağır kaldı bu oyuncu karşısında..2. yarıyla birlikte takımımızın can sıkıcı mücadelesi devam ediyordu ve artık bu oyunla 3 puanın zor oldugunu düşünmeye başlamıştık, özellikle 55. dakikadan sonraki 10 dakikada 1 puanı alıp gidelim deseler olurdu..60'tan sonra yapılan Battalla ve Ozan İpek değişiklikleri olumlu olarak yansıdı takıma, oyunda denge sağlandı ve Battalla'nın katkısıyla daha rahat hücum organizasyonları elde edildi, yine de gol zordu, belliydi..Takım Sercan'ı çok arıyordu..Bu dakikalarda Bursaspor bir serbest vuruş kazandı ceza yayına yakın..Batalla geldi topun başına..Transfer oldugunda videolardan izlemiştik serbest vuruştan gollerini, kornerden gollerini..Sağ ayak içini Sarapova'nın drop vuruşları kadar etkin olduğunu duymuştuk ama henüz böyle bir golüne de tanık olmamıştık Batalla'nın..Açıkçası ben bu ilk serbest vuruşunda çokta etkili olabileceğini düşünmemiştim, ama o beni yanılttı, gerçekten çok iyi vurdu, çok farklı bir vuruş yaptı ve Orkun'u avladı..O an Manisaspor yıkıldı zaten, maç bitmişti onlar için..
Kötü olduğumuz bir maçtada kazanabiliyorsak bu çok önemli bizim için, iyi olursak zaten kazanırız..3 maçta 3 galibiyet, takımın zor gol yemesi hep artılar..Daha önceki sezonlar gibi zayıf bir bench'te yok, oyuncu kalitesi arttıkça giren çıkan oyuncuların anlamı artıyor ve bu da hanenize puan olarak yansıyor..7 haftada 10 farklı oyuncumuz gole ulaştı, bu da çok ilginç bir istatistik..Şimdilik herşey yolunda, futbolsuzluktanda fazla yakınmamalı, zira deplasmanda kimin ne oynadığı zaten belli degil bu ligde..Güzel bir ara var, Denizli deplasmanıyla birlikte 1 vites daha arttırmalı ve iddaamızı göstermeliyiz..

2 Ekim 2009 Cuma

Durmak Yok.Yola Devam..

Haftalar ilerledikçe artan performans grafiği sezon başı yüklemelerini iyi yapan takımlarda bu haftalarda iyice kendini belli eder, ve 10-12. hafta gibi yükselişine ara verir..Bursasporda iyi bir sezon öncesi geçirdi, bununda meyvelerini almaya başladı, 7 haftadır yaklaşık 25 futbolcundan sakat olanı yok..Müthiş birşey bu, Ertuğrul Sağlam'ın elinide epey güçlendiriyor, bir yandan da onu zorluyor..Çünkü böyle olunca geçen yıl Mustafa Sarp'ı kesen Bekir Ozan veya Kirita'dan biri 18'in dışında kalıyor..Hüseyin o ilk haftalardaki tutukluğunu atlatmış gördüm, defansif anlamda, top kapma bakımından zaten ligin zirvesinde son 2 haftadır pozitif anlamda oyuna da girmek için elinden geleni yapıyor, Ergic'le de uyum sağlamaya başlaması takımı fazlasıyla rahatlattı..Çünkü takıma bir beyin nakli yapılmıştı ve ilk haftalarda sıkıntılar uyumsuzluklar görüldü burada, 2 haftadır takımdaki iyileşme bu bölgedeki hareketlilikten meydana gelmekte..Şarap gibi derler ya Ergic tam böyle bir oyuncu, topu iyi saklayabilme, takımı rahatlatabilme, serinkanlı ayağa toplar gereksiz bir gösteriş yok oyununda ama çok asil ne oynadığını biliyor, zaman geçtikçe farkını farkettiriyor..
Manisa iyi bir takım, kolej havasında bir takım..Ama Bursaspor'a nazaran tecrübesiz bir kadrosu var..Kuşkusuz en önemli takviyesi Simpson oldu bu sene, ki iyi ki takıma kattılar yoksa gol sorunu yaşayan bir takımda böyle kaliteli bir yabancıda olmasa bu kadar puan toplamayabilirlerdi..En tecrübeli isimleride Mehmet Nas gözüküyor, iyi bir oyuncu defansif özelliğinin yanında ofansa da faydalı olmaya çalışır ama bir yere kadar, bizim Bekir Ozan muadili..İleride de forvet bolluğu var ama şöyle eli yüzü düzgün bir isaac gözükmekte, o da beklenen patlamayı bir türlü gerçekleştiremedi..Ergin Keleş'le Yaser direk 11 başlayacak oyuncular değil bu formlarıyla..Manisa daha kaliteli bir forvet alabilirdi bu bölgeye..Sezer takımın en önemli oyuncularından çok izlemişliğim yok neler yapabilir bende merak ediyorum..Diğer mevkiilerdeki isimler genellikle genç kaliteleri fena olmayan isimler, nizamettin, yiğit, ferhat gibi..Görevlerini yapmaya çalışırlar takıma çok ekstra katkı sağlayabilecek bir özellikleri yok..
Ev sahibi ekip Simpson, İsaac ve Sezer'in çok etkili oynadığı bir karşılaşma yaşayabilirse 3 puana ulaşabilir, ancak bu oyuncular geri dörtlüsü oturmuş Bursaspor karşısında varlık gösteremez Hüseyin'le defans blogu arasında kaybolurlarsa Diyarbakır ve Sivas forvetleri gibi, gol yollarındaki sıkıntılarıda düşünüldüğünde golü bulmaları şansa kalacaktır..Aksine Bursasporun 2 önemli avantajı var bu maçta..Birincisi Sercan Yıldırım..kapalı defanslar arasında fiziğininde henüz tam oturmadığını düşünürsek sıkıntı yaşayan golcü, Manisa'nın daha açık bir oyunu tercih etmesiyle birkaç haftalık suskunluğunu muhtemelen bozabilir, burada Hüseyin ve Ergic'inde hızlı hücumlardaki rolleride belirleyici olur..2.si duran toplar..kötü oynadığı fenerbahçe karşılaşması dışında duran topları çok olumlu kullanan Bursaspor bu sayade birkaç gol buldu ve çok net pozisyonlara girebildi sene başından beri..Ömer, Zapo, Turgay, Shin, Hüseyin gibi hava toplarına hakim oyuncular duran toplarda rakip ceza alanında dev kuleler gibi bulunmakta ve Ali tandoğan ve Ergicin duran topları iyi kullanmalarıyla etkili olabilmekteyiz..Bu maçtada muhtemelen 1-2 net pozisyon bulunacaktır böyle..Kısacası kolay maç değil, ama Bursaspor favori..

27 Eylül 2009 Pazar

Bursaspor 4 -Diyarbakırspor 0

Geçen hafta şöyle bitirmiştim yazımı "Bursaspor için çıkış başlamıştır artık".. Kuşkusuz taraflıktan arınmış duygularla yorum yapamasak ta sezon başından itibaren dile getirdiğimiz bir şey var," bu takımda ışık var, ama biraz zaman gerekiyor"..Tabi kelle avcıları ve birtakım günübirlik yorumcular görememiş olsalar da haftalar ilerledikçe puan tablosunun bu doğrultuda değişmesini bekliyorduk..Lige daha iyi bir başlangıç yapmak geriye bakılınca mümkün gözükse de 7. hafta itibariyle sıralamada istenilen yerlerde takım..

Tabiki defansın göbeğine zapotochnyi getirip orta sahadaki ikiliyi farklılaştırmak, bunun yanında her bölgede 11'de yer bulacak kalitede alternatif isimleri de kadroya monte etmeye çalışmak kolay olmayacak..Ki Bursaspor bunun yan etkilerini ilk haftalarda gördü, birçok maçta vasatı aşamadı..Geçen senenin 2. yarısından itibaren geniş anlamda değerlendirmek lazım Bursaspor'u, ve böyle değerlendirince takıma direk monte edilen zapo ve hüseyin'in defansif kaliteyi, ergic'in ise orta sahanın ofansif yönünü bir basamak arttırdığını söylemek mümkün..Turgay'ın ise gösterdiği performans bu oyuncunun o bölgede en az Shin kadar önemli olduğunu gösteriyor..Kadro derinliği takımdaki dengeler bozulmadığı sürece olumlu yansıyacaktır, zira henüz şans bulamasalarda defansta Tuna-İbrahim, orta sahada Kirita-Bekir-Ramazan gibi ligde birçok takımda 11 başlayabilecek isimlere sahip..Bir de henüz parlatamadığı yıldız Battalla var tabi..Battalla demişken, Eskişehirle oynanan hazırlık maçında izledik, çok iyiydi, inşallah takıma kısa sürede kazandırılır..Sezon başında genelde sol bek sıkıntısından söz edilse de Yenal'ın performansındaki iyileşmeyle bu bölgede pek bir sorun göremiyoruz..Kadroya bir takviye seçimi yapsaydım, Keita-Yattara gibi isimlerin bir alt versiyonu bir yabancıyı bu takıma katmaya çalışırdım..Volkan Şen ve Ozan İpek sevilen ve başarılı genç oyuncular olsa da performanslarında ki dalgalanmalar takımı eksik bırakıyor bazı maçlarda, 2 kanadı da kullanabilen yırtıcı bir kanat oyuncusu iyi giderdi..

Diyarbakır maçına da gelirsek, hafta içi arkadaşlarıma skor tahmini 6-0 verdiğim ve ilginç bir şekilde takıma fazlasıyla güvendiğim bir maçtı, takım olarak üstün bir performans gösterince Bursaspor benide yanıltmadı ve uzun zaman sonra 4 golü buldu, daha da artabilirdi gol sayısı..Tüm futbolcular böylesine istekli olunca tek tek bir değerlendirmeye girmeyi doğru bulmuyorum..2 hafta üstüste deplasmana gidecek Bursasporun ilk durağı Manisaspor olacak..Deplasman oyunlarında gayet iyi bir performans gösteren ve kadro yapısı olarak deplasman oyununa müsait bir yapısı bulunan Bursaspor'umuzun bu maçtada skoru lehine çevirmesi çok zor olmaz, hele moraller ve özgüven çıkıştayken favori tarafın takımımız olduğunu söyleyebilirim....

20 Eylül 2009 Pazar

Sivasspor 1 : 3 Bursaspor


Bursaspor limoniydi dün akşamda..Zor kazanıyor, oyuna hücum zenginliği katamıyordu birkaç haftadır..Yadırgamıyor aksine çok normal karşılıyorum, bu takım yavaş yavaş kendini bulacak, daha öncede irdeledik yeniden bir takım kuruldu, yepyeni oyuncular var takımda ve birçoğu geç katıldılar kampa..Kadronun genişliği, bir de zor bir fikstür..Kadro nasıl geniş derseniz mesela geçen sezon 30 civarı maç oynamış Bekir Ozan'ın Sivas maçında hiçbir sakatlığı bulunmazken ilk 18'e alınmamasını veya Trabzon deplasmanından 1 puanla dönmüş takımın Fenerbahçe maçına 3-4 farklı oyuncuyla başlaması gibi örnekler yeterli ..İlk 6 maçta 19 farklı oyuncu sahaya çıkmış daha ne olsun..Bursaspor tamam hedefi olan bir takım için normal maçlar silsilesi geçirdi ancak şu son 3 maça bakıldığında..ilk durak Trabzonspor, beklenmeyen bir düşüş yaşamış ve belli ki bunu telafi etmek istiyor ve 3 puana da ulaşılabilecek bir maçtan alınan 1 puan.sonrasında Trabzonspor 2 maçta 9 gol atmış rakip filelere..2. maçı Fenerbahçe, 4'te 4 yapmış ve ilk defa Bursa'da bu kadar agresif olabilen bir takımdılar kötü oynasalarda, sanki bir derbi oynuyormuşcasına hakemi kontrol altına almaya çalıştılar, bir de Bursaspor oyunu istediği gibi kuramayıp acemi mangası gibi dolaşınca sahada kuru mücadelede yetmedi..Ve Sivasspor, müthiş bir düşüşte ve artık kredisi falan kalmamış, kazanmak zorunda..herşeyi de yaptılar dün..mücadeleleri iyi pozisyonları boldu..hakemide etki altına almaya çalıştı Bülent Uygun ve futbolcular..ve bu maçtan çıkarılan altın değerinde 3 puan..Bursaspor için çıkış başlamıştır artık..

Herkeslerin Bayramını Kutluyorum..Bayram sabahı bir kaç dakikada ancak bu kadar yazabildim af buyrun..

14 Eylül 2009 Pazartesi

Biz, onlar ve başarı..

Eski bir Güntekin Onay yazısı..

Türkiye'de her hafta bir teknik direktöre 'yol veren' spor medyasına sorsanız, bugün dünyada en iyi top oynayan takımın Barcelona olduğunu söyleyecektir. Peki, Rijkaard'ın göreve başladığı 2003-04 sezonunu hatırlayan var mı? Gelin hafızalarımızı tazeleyelim, belki bazı dersler çıkarırız.

Ligin henüz başındayız. Futbolsuzluktan muzdaribiz. Hal böyle olunca televizyon ekranlarında ve gazetelerde "bilirkişiler" saatlerce veya sayfalarca hep bir ağızdan bolca ahkam kesiyorlar: "Bu iş bu teknik direktörle gitmez! Falanca zaten yanlış tercih... 4-1-3-2 değil, 4-3-1-2 oynamalılar!"
Bunları, hayatlarında bir okul takımını bile çalıştırmamış olanlar söylüyor çoğunlukla... Yorumculuk veya yazarlık yapan teknik adamlar ise daha ılımlı. Onlar genellikle "zaman lazım" diyorlar.

Hiddink bu işi hiç bilmiyordu, Löw stajyerdi, Scala'nın beyni çürümüştü, Lucescu korkaktı, Del Bosque Yeniköy kasabıydı... Daum hoca falan değildi... Zeman'ın alakası yoktu... Rıdvan Dilmen yetersizdi... Fatih Terim şehir kırosuydu... ErsunYanal'a milli takım 2 beden büyüktü... Mustafa Denizli tembeldi... Şenol Güneş'in karizması yoktu!

Ekonomik sıkıntılarla boğuşan, en iyi oyuncusu Ribery'i elinden kaçıran, transfer yapamayan ve kimsenin inanmadığı takımı Ferhatlarla, Uğurlarla, Aydınlarla, Saidoularla, Sabrilerle kulüp tarihinin rekor puanını alarak şampiyon yapan Gerets bile bu ülkede tartışılıyor.
Teknik adamlar mı yetersiz? Medyanın bakış açısında mı tuhaflık var? Oturmamış futbol kültürümüzün parçaları mı çok dağınık?
* * *
Ne kadar ilginç! 2. Lig B kategorisinde yardımcı antrenör olmak için bile belli bir futbol geçmişinin üstüne çeşitli kursları bitirmek gerekirken yorumcu ya da yazar olmak için herhangi bir yeterlilik belgesi gerekmiyor.
Yılların birikimi, deneyimi, emeği iki dudağın arasından çıkan acımasız bir çift laf ile kolayca yerle bir edilebiliyor. Bu kadar basit işte.
Araştırmadan, yaşamadan, irdelemeden, sorgulamadan yapılan değerlendirmeler ne kadar sağlıklı olabilir ki?
İnanın bizim medya İspanya'da olsa Barcelona şu anki Barcelona olmazdı. Dünyanın en iyi futbol oynayan takımı daha doğmadan yok olmuş, parçalanmıştı.
* * *
Lütfen yazacaklarımı okuyun. Hepsi yaşanmış olaylar. Kendinize sorun. Bizde olsa ne olurdu diye?
* * *
Frank Rijkaard 2003-2004 sezonunda Barcelona'nın başına getirildi.
(Bizde olsa... İlk sözler muhtemelen şöyle olurdu: "Ne tecrübesi var ki? Daha 41 yaşında. Barcelona takımı ona fazla gelir. Hollanda'da geçen sene Sparta Rotterdam'ı küme düşürdü. Başka da kulüp çalıştırmadı. Bu nasıl tercih?)
Rijkaard'ın takımı ilk sezon beklenen futbol ve sonuçlardan uzaktı. Ligde ilk 7 hafta sadece 2 maç kazandılar. İlk 5 haftada 3 kez berabere kaldıktan sonra 6 ve 7. haftalarda Camp Nou'da üst üste Valencia'ya 1-0, Deportivo'ya 2-0 yenildiler.
Bundan daha kötüsü olabilir miydi? 7 maçta 12 puan kaybı ve evinde oynadığı 4 maçta tek bir galibiyet bile alamayan bir Barcelona! Puan cetvelinde averajla 11. sırada bir takım.
(Bizde olsa... Basın Rijkaard'ın ipini çoktan çekmişti. Yönetim de "Biz Ronaldinho'yu bile transfer ettik. Rijkaard bu takımı oynatamıyor. Biz ne yapalım?" diyerek medyanın gazıyla genç teknik adamı göndermişti.)
8 ve 9. haftalarda alınan galibiyetler baskı altındaki Rijkaard'a biraz nefes aldırdı. Camp Nou'da ilk galibiyet 9'uncu hafta 3-0'la ligin en zayıf takımı Murcia karşısında alındı.
Düzeliyormuş gibi görünen işler Kasım ayında iyice tepetaklak oldu. Villareal'e 2-1 yenilen Barcelona evinde Bilbao ile berabere kaldı. Ardından Malaga deplasmanında alınan 5-1'lik yenilgi tam bir hezimetti. Rijkaard'ın riskli oyun tarzı ile Barcelona dibe vurmuştu. Üstüne üslük Katalan ekibi bir sonraki hafta Real Madrid ile sahasında oynayacaktı. Rijkaard artık iyice tartışılıyordu. Ona inanan kaleler bile birer birer yıkılmıştı. Ancak, Başkan Laporta ve danışmanı Cruyff, Rijkaard'a güvendiklerini açıkladılar. Herkese, her şeye rağmen...
Olmadı! Barcelona sahasında ezeli rakibi Real Madrid'e de 2-1 yenildi.
15 maçta 5 mağlubiyet 5 beraberlik! Kaybedilen puan 25 ve üst üste hezimetler..
(Bizde olsa... Artık yazmaya gerek yok. Olanlar çoktan olmuştu zaten.)
17. hafta içerde 1-1'lik Celta Vigo beraberliği, 18. hafta Santander deplasmanında alınan 3-0'lık mağlubiyet. Takım artık düşme hattında ve Rijkaard hala görevde! Aman tanrım, bu ne sabır?
* * *
Laporta, UEFA kupası 4. turunda Celtic'e elenmelerine rağmen yine de Rijkaard'ı kovmadı. Onunla yaptığı ikili görüşmelere inandı. Yazılanlara, çizilenlere değil... Frank Rijkaard, başkana alınan sonuçlara en çok kendisinin ve futbolcularının üzüldüğünü söyledi. Çok çalıştıklarını ve hayalindeki futbolu kısa bir süre içinde oynayacaklarının garantisini verdi. Yüzyılın futbol adamı eski hocası Rinus Michels'in felsefesini, oyun stilini kendisine ilke edinmişti. Aynı ustası Cruyff'un yaptığı gibi...
Ne Joan Laporta ne de Frank Rijkaard günü kurtarmak için hareket etti. Basına, taraftara kulak asmadılar. Birbirlerine ve kendi doğrularına inandılar ve o "doğruları" hayata geçirebilmek için çok çalıştılar.
İşte Barcelona o günlerden bugünlere böyle geldi. İki yıl üst üste İspanya Şampiyonu oldular. Şampiyonlar ligini kazandılar, dünyanın en iyi futbol oynayan takımı oldular.
O günlerde kendilerine inanan çok az kişi vardı. Üzerlerinde baskı ve eleştiri ise çok fazlaydı.
Onlar çalışmaya ve istikrara inandılar. Doğru bildiklerini yaptılar.
İşte onların ve Barcelona'nın başarı öyküsünün özünde bu yatıyor.
Çok değil 3 yıl önce Barcelona'nın çok önünde olan Avrupa'nın en büyük kulübü Real Madrid ise bugün ezeli rakibini yakalamak için çırpınıyor. O günden bugüne Real Madrid'de Capello göreve gelen 6. teknik adam ve yüz milyonlarca euro harcanarak transferler yapıldı.
* * *
İyi bir yönetim, inanılmış hedefler, akılcı bir organizasyon, planlama, doğru insanlarla çalışarak tüm bunları hayata geçirme çabası, zaman, istikrar, ekonomik koşullardan maksimum verim alma, iletişim becerisi, baskılara karşı direnme gücü, bilimsellik ve işbirliği..
Aslında başarının zincirini oluşturan halkalar o kadar çok ki...
Hiçbir başarı plansız, programsız, emek sarfetmeden, çalışmadan, acı çekmeden elde edilmiyor.
Yani yazarlarımızın dediği gibi 4-1-3-2 ile falan bitmiyor iş... O kadar basit değil.
(Not:Barcelona o malum sezonu Valencia'nın ardından ikinci bitirdi.)

13 Eylül 2009 Pazar

Türk futbolu nereye gidiyor : Ali Nail


- Araban var mı?
A.N : Renault (Flash)

- En beğendiğin otomobil markası?
A.N : Mercedes

- En büyük hayalin nedir?
A.N :Amerikayı görmek.


12 Eylül 2009 Cumartesi

Maça Doğru : Bursaspor - Fenerbahçe

Zor bir maç daha var sırada. İki takımda oldukça iddaalı olacak Pazar akşamı. Fenerbahçe 4'te 4'ün özgüveninde, geçen seneye göre de oldukça iyi gözüküyorlar sahada. Bunun yanında Daum'la gelen taktik ve fiziki artılar göze çarpıyor..Buraya kadar herşey iyi güzel Fenerbahçe tarafından, genel olarak favoride gösteriliyor, basında spor kamuoyunda her zamankinden fazla..Peki bunlara Fenerbahçenin eksikleri, Bursaspor'un gerçeklerini katınca neler olabilir..Fenerbahçenin eksiklerinden birisi ceza ve sakatlık problemleri..Emre'nin 3 maçlık cezası ve Önder'in sakatlığı var, bunun dışında sakat isim var mı bilemiyorum..Bir diğer handikapları da Volkan, Semih, Gökhan, Önder, Emre, Kazım, Güiza, De Santos, Lugano gibi isimlerin yaptıkları yorucu milli maçlar, g.amerikalıların uzun yolculukları..Bu eksikler bile kadro geniş olsa bile sıkıntı yaratabilir konuk Fenerbahçe için..
Takımımızın gerçekleri var dedik, nedir bunlar..Böyle iddaalı rakipleri Bursa'Dan boş göndermek artık bir gelenek gibi Bursa'da..Sahaya kim çıkarsa çıksın, özellikle son 4-5 senedir bu maçlarda çok etkili performans gösterdik..Sadece geçen senenin skorlarına bakmak yeterli bence..
Bursaspor-Galatasaray 2-1
Bursaspor - Beşiktaş 0-0
Bursaspor - Trabzon 2-1
Bursaspor - Fenerbahçe 2-1
Bursaspor - Sivasspor 1-1
Milli maç arası önemli diyorduk, çünkü sisteme yeni oturtulmaya çalışılan oyuncular vardı, kampa geç katılmışlardı fazla maça çıkamadılar, birbirleriyle yeteri kadar uyum sağlayamadılar..Bunlardan kaynaklanan sıkıntılar var takımda,yoksa çalışmaları, kondüsyonu açısından takım çok iyi tam bir kolej havası var şuanda.. Kadro kalitesi ve derinliği olarak ise 1 basamak atladığını söyleyelim takımın..Bu sezon pek şans bulamamış oyuncularla hazırlık maçında Eskişehir karşısında alınan rahat galibiyet bunu gösterdi, henüz ilk 11 başlamayan Battala'nın 2 golü, Shin, Kirita gibi isimlerin performansı gerçekten çok iyiydi..Pazar akşamı için Ertuğrul hoca'nın zorlanacağı en önemli konu nasıl bir kadroyla hangi oyuncularla çıkacağı sahaya..Klasik 4-4-2 ' mi yoksa 4-2-3-1 mi çıkaracak hoca takımı belli değil..Daha ofansif bir kadro bekliyorum bu maç için çünkü geriye yaslanarak bu maçın geçmeyeceği belli..Ayrıca Bursaspor'un hedefleri açısından bu maçla birlikte oynayacağı oyunla Avrupa yarışında bizde varız demesi gerektiğininde farkında hocamız..Battala'yı forvet arkası oyuna sürmesini bekliyorum..İvankov, Sercan ve geri dörtlü haricinde kalan 2. bölge ve ileride Sercan'ın yanındaki isim değişebilir..Bu isim Shin veya Turgay olacak diziliş konusunda değişiklikler olabilir..Sercan'ı forvet arkası kanada yakın oynatılabilir bu maçta..Orta sahada Battala ile birlikte Ergic'i oynatır mı bilemiyorum, Ergic'in top alışverişi çok iyi ancak Battalla ile birlikte olması defansif anlamda bir zaaf yaratabilir..Kirita ise form grafiği ile Hüseyin veya Ergic'ten her an formayı kapabilir bu maçla birlikte..
Fenerbahçe açısından sıkıntı yaşayacakları bir deplasman maçı olacağı kesin, girecekleri pozisyonları olumlu değerlendirirlerse ibreyi kendi lehlerine döndürebilirler bu kalitede oyuncularada sahipler..Bu maçta daha belirleyici olacak olan Bursaspor'un ne oynayacağı, nasıl bir sistemi sahaya yansıtmak isteyeceği ve bunu ne kadar başarabileceğidir..Dediğim gibi avrupa yarışının içinde bizde varız diyebilmemiz için gerek taktiksel açıdan, gerekse pozitif oyun, ofansif beceri açısından farkı görebilmemiz gerekir Pazar akşamı..İyi bir görüntü bekliyorum bu maç için,henüz belki yansıtmamış olsada o kalite var bu takımda, zamana ihtiyacı var.. ama tabi beklediklerimizi de bulamazsak sahada kısa vade deki beklentilerimizi revize etmemiz gerekebilir..

6 Eylül 2009 Pazar

Bursaspor 2 : 0 Eskişehirspor



2 haftalık milli maç dönemi en çok Bursaspor'a yarar getirecek diyorduk, ilk izlenimlerde bu çerçevede..Gerek milli takıma giden Sercan'ın ilk kez 11 başladığı maçta golü bulması, gerekse lig maçlarında pek şans bulamamış oyuncuların Eskişehir karşısındaki son derece hazır görüntüsü herkesi memnun etti. Bunun yanında artık konuşmak bile istemediğim bu senenin bela kale arkası kavgaları can sıkıcı..Kronikleşmiş bu yarayı temizlemek için ilgililer önlem almalı ve bu ciddi yasaklar gelmeli kavgalara karışanlara..Bir diğer olumsuzluk ise Kiritaya kırmızı kart gösteren şovmen hakem oldu..Bu konuda en güzel cevabı yine Ertugrul Sağlam vermiş : "Avusturya'da bir hazırlık maçında benzer bir durumda hakem yanımıza gelip - oyuncuyu lütfen dışarı alın, yoksa oyundan atacağım diyebiliyor hal böyleyken buradaki hakem arkadaşların tutumları hayret verici demiş özetle, ki pozisyonlarda da ciddi birşey olmadıgını görünce artniyet aramıyor degiliz..Akılda kalanlar;

Battala: Takımını 2 golünede ismini yazdıran Battala maç eksiklerini giderdiğinde ilk 11'in değişmez isimlerinden olacaktır, ara pasları, top tekniği, çalım kabiliyeti, şutları, oyunu okuyuşu hep ortalamanın üzerinde ve 25 yaşında genç bir oyuncu..Lisans sorunu çözüldüğünden beri sürekli ileriye gidiş var bu oyuncunun beklenen patlamayı yapmasına az kaldı diyebiliriz..
Shin: Geçen senenin sempatik ve başarılı ismi Shin, hazırlık döneminden itibaren Turgay'ın gerisinde kaldığından ligde de yeterli şansı bulamadı, fiziksel açıdan bir eksiği görünmemesine rağmen geçen sene bıraktığı yerden devam edemediğini görüyorduk..Bu maç Shin içinde epey faydalı oldu, istenilen geçen seneki formuna yaklaştıgını gösterdi maçın büyük bir bölümünde..
Kirita : Hastalığından ötürü kampa katılamayan Kirita'da formda gözüktü, orta sahada formaya ciddi adaydır..
Tadeu : Tadeu'yu geçen sene ağır diye eleştirirdik, ancak takıma getirenler kalitesine güvendiğinden uzunca bir süredir çıkışa geçmesi bekleniyordu..Dünkü oyunuyla birlikte forma bulmasının çok zor olduğu ve kısa süre sonra takımdan gönderileceği belli oldu, sakatlığından sonra belli ki toparlayamamış..
Ayrıca dün sahaya çıkan diğer oyuncuları da hazır gördük..Yakın zaman sonra Bursaspor bunun meyvelerini toplamaya başlayacaktır..

1 Eylül 2009 Salı

İsa Bağcı Bursaspor'da


İsa futbolumuza uzak bir yerde büyüyüp oynadığından ve daha önce fırsatımız olmadıgından, aktarmak istediklerim yabancı kaynaklı sitelerde gördüğüm 1-2 haber ve tecrübesine güvendiğim 1-2 arkadaşımızın bilgilerine dayanarak yapacağım..Raporsuz'un bilgilendirmelerinden dolayı teşekkür ediyorum..

İsa, Mustafa Olcaytu'dan sonra kadroya katılan 2. genç ve daha iddalı gözüken bir transfer oldu..Açıkçası Sercan gitmesin diye bekleyen bizleri son günde gelen 2 transfer fazlasıyla şaşırttı. Bir diğer transferimiz Heath Pearce'ede ayrı bir yazıda değinmeye çalışacağım..

İsa 1990 göteborg doğumlu, ve Hacken altyapısında futbola başlamış. 16 yaşında İsveç U-16'ya giden İsa Glaskow Rangers yetkililerinin ilgisini çekerek bu takıma kazandırılmış..Bu transferle birlikte Türk milli takımınında ilgisini çeken İsa, gelen teklifi kabul edip İsvec'ten Türk milli takımına transfer olmuş..Genç yaş milli takımlarında 15 maç-11 gol ortamalası olduğu ve bunun en yüksek ortalamalardan biri olduğunu öğrendiğimiz İsa, Rangers'te U-19 ve daha sonrasında rezerv lig macerasına devam etmekteydi..Bu süre zarfında İsa'nın bizzat ibrahimovic tarafından İnter'e tavsiye edildiği hatta antremanlara çıktığını bu konularda bilgisine güvendiğim bir arkadaşımızın yazısında gördüm, internet kaynaklarında inter ve villareal antremanlarına çıktığı yazmakta..İsa hakkında öğrenebildiğimiz kadarıyla görüşler çok olumlu, süratli, teknik iyi bir şutör ve çok yetenekli olduğu söyleniyor..

Yine bu bilgilerin çoğunu aldığımız raporsuz arkadaşımızın kaynaklarına göre, trabzonsporun almak istediği isa milli takımdan arkadaşları sercan yıldırım'ın ve serdar aziz'in katkılarıyla takıma kazandırılmış..

Sercan gitti mi gidecek mi derken, avrupa'nın önemli altyapılarından birinden İsa'yı takıma kazandıran hocamıza ve başkanımıza teşekkür ederiz..

Muhammet Demir: "Beklenen golcü"


TamSaha'daki röportajından...

Genç Milli Takımlarda 29 maçta 24 gol attı ve henüz 16 yaşında Chelsea'den transfer teklifi aldı. 2.5 sezondur Bursaspor'un A takımıyla idmanlara çıkmasına rağmen yaşadığı sakatlık problemleri nedeniyle oynama fırsatı bulamadı. Lider özellikleri, sürati, hırsı ve özellikle gol vuruşlarındaki ustalığıyla hem Bursaspor camiası hem de Genç Milli Takımlardaki antrenörleri ondan çok şey bekliyor. Bu beklentilerin sorumluluğunu taşıyarak, "Bu sezon benim sezonum olacak" diyor.

Röportaj: Mazlum Uluç / TamSaha

Futbol gündemine 1 yıl önce "16 yaşında Chelsea'ye transfer olacak" haberleriyle oturan Muhammet Demir'i daha yakından tanımak istiyoruz.

...

Üzerinde emeği olan teknik adamlar kimlerdi?

Ereğli Belediyespor'da Bayram Altıntaş'ın üzerimdeki emeği anlatılamaz. Bursaspor'a beni zorla götürmüştü. Ondan sonra Bursaspor'daki altyapı hocalarım Yılmaz Burul ve Tahsin Tam'ın emekleri de çok farklıdır

...

Ertuğrul Sağlam da Ereğlili ve futbolculuğu döneminde o da bir golcüydü. Onunla bu yönden ortak noktalarının bulunması senin için bir avantaj mı?

Avantaj elbette. Bana Ereğli'ye gidip gitmediğimi soruyor. Ben Ereğli'ye gittiğimde onu arayıp, "Gelmiyor musunuz hocam?" diye soruyorum. Aramızdaki diyalog çok iyi. Eski bir golcü olması da benim için avantajlı bir durum. Antrenmanlarda yanına çağırıp vuruşları gösteriyor, vücudumu nasıl yatırmam gerektiğini anlatıyor, golcünün nasıl hareket etmesi gerektiği konusunda bilgiler veriyor. Bu arada şunu da belirtmek isterim, Ertuğrul Hoca oyuncusuyla mesafesini korumayı çok iyi bilen bir teknik adam.

Genç Milli Takımlarda 29 maçta 24 gol atmış bir oyuncusun. Bir santrfor olarak ne gibi avantajlara sahip olduğunu düşünüyorsun? Antrenörlerin senin futbolculuğunu nasıl tarif ediyor?

Süratim ve kuvvetim iyi. Sonuçta ben A takım antrenmanlarında Ömer Erdoğan'a karşı oynayabiliyorum. İki ayağımı da kullanabiliyorum. Kafa toplarında başarılı sayılırım. Mesela Rusya'ya iki maçta 5 gol atmıştım ve ikisi kafaylaydı.

.....

Fiziksel açıdan şimdi ne durumdasın?

İki sezondur ilk defa sezon başı kampı geçirdim ve herhangi bir problem yaşamadım. Kendime de çok iyi bakıyorum. Bu sezonun benim sezonum olacağını düşünüyorum.

Bursa'da güçlü bir yerel basın var. Seninle ilgili nasıl yayınlar yapılıyor?

Beni çok seviyorlar. Hem camianın hem de yerel basının umut bağladığı bir oyuncuyum. Henüz 17 yaşındayım ama sokağa çıktığımda herkes beni tanıyor. Üstelik henüz doğru dürüst bir maç bile oynamadım. Ama insanlar beni gördüğünde "Senden çok şey bekliyoruz" diyor. Mesela geçtiğimiz sezon Gaziantepspor maçının kadrosuna alınmıştım, bütün tribünler maç öncesi bana büyük bir sevgi gösterisinde bulunmuştu. O andaki duyguyu anlatabilmem mümkün değil. Beni hep bir beklenti içinde seviyorlar, ben de bu beklentileri bu sezon mutlaka karşılamak amacındayım. Bu sorumluluk ve inançla, "Bu sezon benim sezonum" olacak diyorum zaten.

.....

Chelsea ve West Ham'ın transfer tekliflerine gelelim. Seni nerede izlediler ve transfer teklifinde bulundular?

Genç Milli Takımlardaki maçlarımı izlemişler. Üç gol attığım Rusya maçında sonra teklifleri geldi. Benim sakatlıklarımı bile benden iyi biliyorlardı. Çünkü uzun süredir beni izliyorlarmış.

Chelsea'ye gitmeme kulübüm izin vermedi

Peki, İngiltere'ye transferin neden gerçekleşmedi?

Bonservisim için bir ücret teklif ettiler ama kulüp başkanımız "Henüz erken" deyince bu transfer gerçekleşmedi. Tek sebep kulübün beni vermek istememesiydi.

Genç Milli Takımlar için seni keşfeden kimdi?

İlk olarak U15 Takımı kampına katıldım. Hocamız Ferhat Südoğan'dı. Fethiye'de kampa girmiştik ve Hollanda ile oynayacaktık. Ben ilk on birde yoktum ama şimdi Porto'ya transfer olan Engin Bekdemir o gün hastalanınca ben oynadım. İki Hollanda maçında birer gol atınca hocamız beni kaptan yaptı.

...

Macheda'ya bakıp üzülüyorum

Bir yandan da rakip takımlardaki oyuncuları görüp, "Benim onlardan bir eksiğim yok" gibi bir özgüven de kazanılıyor mu Genç Milli Takımlarda?

Bakın bu konuda bir örnek vereyim. Manchester United'a giden 1991 doğumlu İtalyan oyuncu Macheda'ya karşı iki maç oynadım. İngiltere'de oynadığımız ilk maçta İtalya'yı 3-0 yendik. Ben o maçta 2 gol atmıştım. O maçtaki Macheda'yı Manchester United'da gördüğümde gözlerime inanamadım. Bir ona bakıyorum, bir kendime bakıyorum ve üzülüyorum. Ben iki senedir sakat olduğum için oynayamadım. O ise iki sezon içindeki gelişimiyle Manchester United'da oynuyor. İnsanın morali bozuluyor ister istemez.

Aslında moralin bozulacağına, "O Manchester United'a gidebiliyorsa, ben de rahat rahat gidebilirim" gibi bir düşünceyle motivasyonunu da yükseltebilirsin.

Zaten beni moralimin bozulması Macheda'nın Manchester United'da oynamasıyla ilgili değil. Daha iyi yerlere gelmesini de isterim. Benim üzüntüm sakatlıklar sebebiyle yerimde saymamla ilgili.

...

Direkt Avrupa'ya gitmek istiyorum

Biraz önce yakın hedeflerini saydın ama uzun vadedeki hedeflerin neler? 16 yaşında Chelsea'den teklif almış bir oyuncu olarak ligde 5 gol atmak seni kesmez herhalde.

Açık söyleyeyim, İstanbul hedefim yok. İngiltere'ye gideceksem direkt Bursaspor'dan gideyim. Bu benim için çok daha büyük bir mutluluk olur. Bir yandan genç yaşta İstanbul'a giden oyuncuların durumunu da görüyorum. Avrupa'da her şeyin daha farklı olacağını düşünüyorum.

http://www.tff.org/default.aspx?pageID=286&ftxtID=7844




29 Ağustos 2009 Cumartesi

4. Hafta : Trabzonspor - Bursaspor


Gelelim bu haftaki maçımıza..Bursaspor için ilk önemli viraj, zira Trabzon deplasmanları Bursaspor için hep çok zor geçmiş, ve en başarısız olunan deplasmanlar..Bu maçla birlikte ilk 4 haftalık periyod geride kalacak ve alınacak 1-3 puan durumunda takım ligin ilk pit-stop'una üst grupta girecek..Bu sene kadro kalitesini arttıran fakat takımda tam uyumu henüz sağlayamamış Bursaspor'un ilacının zaman olduğunu bilen Ertuğrul Sağlam milli maçlar için verilecek araya daha da moralli girebilmek için Trabzondan 3 puan çıkarmayı kafasına koyduğunu biliyoruz..Trabzonspor ise zor günlerinden kurtulmak için bu maçı çıkış maçı olarak görmekte..Geçen seneki maçlara damga vuran hakemler olmustu, ilk maçta Sercan'ın attığı ofsayttan gole karşılık 2. maçta da Gökhan ünal 90+6 da yanlış bir serbest vuruş kararını gole çevirip takımına 3 puan kazandırmıştı..

Bursasporun Trabzon deplasmanı istatistiği, Trabzonun bu seneki iç saha istatistiği derken maç hakkında değişik yorumlamalar kolayca yapılabilecektir.."İstatistikler mini etek gibidir, çok şey gösterirler, ancak asıl istenen şeyi göstermezler"..Ama maç hakkında tahminde bulunmak çok ta kolay değil, maçın havasının ne kadar değişebileceğini ancak maç içerisinde göreceğiz..Çok değişik faktörlerin etkiyebileceği maçta takımlarında henüz istikrarlı bir yapıda olmaması soru işaretlerini çoğaltıyor..

Şu bir gerçek ki Trabzon'un handikaplı durumları var, Diyarbakır, Manisa, Toulouse mağlubiyetleri güven sorunu yaşatıyor ve oyuncular üzerinde iç saha baskısını arttırıyor..H.içi yaptıkları gergin kongre ve avrupa kupası maçının yorgunluğu, Yattaranın uzun süredir takımdan ayrı kalması..Her biri önemli sorunlar..Sahada tek tek bölgelere bakıldığında ise kaleci Slyvya'dan ileri uç elemanlarına kadar, en azından sene başı için birçok sıkıntı göze çarpmakta..Takip edenler takımın kondüsyon problemleride oyaşadığını söylemekte..Orta sahada organize olamayış ve sıkça kaptırılan topların yanında forvetlerinde sene başında henüz golle tanışamadıgını söylemek gerekir..Serkan, Ceyhun gibi isimlerin performansı tatmin edici..

Bursaspor tarafından baktığımızda Trabzon gibi henüz istenilen futbol yok sahada..Ancak takımın daha diri ve istekli yapıda olduğunu görüyoruz..Oyunda görülen bu aksaklıkların sonuca daha zor yansımasının en önemli nedeni duran top organizasyonlarında ki başarı..Defansta Ömer Erdoğan, Zapo, İbrahim, Tuna gibi isimlerin yanında Hüseyin, Turgay, Shin sağdan Ali tandoğan soldan Ozan İpek'in güzel ortalarıyla golle burun buruna gelebilmekte heran..Bu sezon bir çok maçta da bu boy-hava topu avantajı sayesinde puan alacağımızı söylemek yanlış olmaz..Geçen hafta gördüğümüz orta sahadaki sıkıntının İvan Ergic'le büyük oranda aşıldığı, ilerleyen haftalarda Battala'nın da 10 numara veya kanat oyuncusu pozisyonunda monte edilmesiyle Bursa orta sahasının epey şenleneceği yönünde..Henüz istenilen seviyeye gelemeyen Volkan Şen'in ve Sercan'ın partneri olan Turgay ve Shin'İn katkılarının artmasıyla takımın performansınında istenilen seviyelere gelebileceğini görüyoruz..

Kadroda geçen haftaya göre bir revizyon beklemiyorum..Yine orta sahada Hüseyin-Ergic ikilisiyle başlayacaktır Ertugrul Hoca, ikinci yarı Battala'ya skora göre şans verebilir..özellikle ilk 15-20 dakikanın gol yemeden mümkünse atılarak geçilmesi için futbolcularını bir kez daha uyaracaktır..Bu süre çok önemli zira yenilmeyen hatta atılabilirse bir gol hem tribünlerdeki negatif elektriği başlatır, hem de Trabzon takımının elini ağağına dolar..Ancak erken yenilecek bir gol de maçın gidişatını çok değiştirebilir dikkatli olmak gerekir..3 ihtimalli bir maç, ancak Bursaspor açısından neden kazanılmasın diye düşünüyorum maçtan önce..

23 Ağustos 2009 Pazar

İvan Ergic

Bursaspor kardeş A.gücü'nü geçerek puanını 6'ya çıkardı, 3 haftalık sonuç fena değil..Ama sahada görülen geçen seneki havanın yakalanamadığı, 3 maçlık Trabzon, Fener, Sivas virajına girecek Bursa eğer kötü sonuçlarla çıkarsa hedeften uzaklaşır ve güven bunalımı yaşar..Ertuğrul sağlam'da böyle değerlendirdi maçı, 7 gün sonra önemli bir takımla deplasmanda oynayacağız,şuanki görüntü bu 7 günü çok iyi değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor diye..Yabancıların kampa geç katılması, şişmiş kadro yapısından henüz net bir 11 oluşmaması, ve menajerlerin özellikle Sercan ve Volkan Şen üzerindeki etkisi..Hele Volkan Şen çok kötü durumda, geçen sene oynadıklarına sayılıp formayı veriyor hoca..Ali tandoğan'da geçen sene bu tehlikeden sözetmiş, transferde adı sık geçen gençlere dikkat çekmişti..Ali tandoğan demişken, bu takıma kazandırandan Allah razı olsun, Bjk'den ayrılan birçok oyuncunun yolu Bursa'ya uğramıştı ama Ali gibi faydalısını görmedim..Geçen senenin 2. yarısında gelip 8 asist yapan Ali bu sene de duran toplarda ustalığını konuşturuyor, Bursaspor kötü oynadığı bu haftalarda Ali'nin duran toplarıyla yırtıyor birazda..Konuk A.gücü'nün ilk yarıdaki etkili oyununu beklemiyorduk, hafta içi bile transferde Bebbe'yi getirip oyuna sokan bir takıma göre çok etkili oldukları dakikalar yaşandı..Golü bulabilselerdi ilk dakikalar maç daha farklıda olabilirdi..Ama korkulan olmadı ve Hikmet karaman'ında oyuncu değişiklikleri Bursaspor'u rahatlattı ve üstün olan taraf haline getirdi..Sosibo, Ceyhun oyundan alınması oyunun dönmesine neden oldu..
Başlığı İvan Ergic diye yazdım, silik oynayan Bursaspor'da öne çıkan tek isimdi..9 sene Basel'de oynadığını, kaptanlıkta bulundugunu, yeni teknik direktörlerinin isteğiyle yolların ayrıldığını ve taraftarın onu çok sevdiğini biliyorduk..İnternette futboluyla ilgili çok yazı, video bulamasakta kişiliği hakkında birçok yorum okuduk..Ama Basel'de 9 sene oynayıp kaptanlık yapan, şampiyonluk tadan, şamp. ligi, milli takım tecrübeleri olan 28 yaşındaki bir isim ne kadar kötü olabilirdi ki dedik..Fiziksel olarak eksikleri bulunsa da şunu diyebiliriz ki Bursaspor orta sahada ilacını buldu..Ne zaman ne yapacağını ve ne yapabileceğini çok iyi bilen, gücünü çok ekonomik kullanıp doğru top alışverişlerinde bulunan oyuncu orta sahaya dinamizm getirdi..Bundan sonraki haftalarda formanın değişmeyen ismi olacağını gösterdi..Oyuna dk. 71'de giren Battala ise oyunun kısırlığına rağmen beğeni topladı..1-2 hafta içerisinde ona da ilk 11'de şans verecektir Ertugrul sağlam..Görünen o ki bu sefer yabancı tercihlerinde Balt(tal)ayı taşa vurmadık..

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Bursaspor - Ankaragücü

Geçen hafta beklemediğimiz bir yenilgi alan Bursaspor bu akşam kardeş takımla karşı karşıya gelecek..Eskişehir karşısında defansif anlamda fazlaca açık verdiğini görsekte ilk yarının sonunda ki verilmemesi gereken penaltı hesapları alt-üst etmişti..Geçen seneki maçta bu maçları kardeş kardeş oynuyorsunuz diyenlerin ağzına pamuğu tıkayan Bursaspor bugünde mutlak kazanmak zorunda..Aksi bir durum kabul edilemez zaten çok uzun zamandır evinde kaybetmiyor bu takım..Ergic bu hafta orta sahada şans bulacak formda görüldü, Battala'yı ise h.içi İnegöl maçında izledik, toplu oyun kalitesi yüksek..Bursaspor devam edecekse kazanmak zorunda, zira 3 maçlık zorlu bir periyoda girecek..
Muhtemel 11
İvankov

Ali Tandoğan Zapo Ömer E. Mustafa Keçeli

Ergic Hüseyin

Volkan Şen Ozan İpek

Sercan Turgay

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Eskişehir Maçı Öncesi Değerlendirme

Haftanın maçıdır heralde bu, heyecanı, coşkusu, taraftarı ile ligin 2 önemli takımı karşı karşıya geliyor yarın..Bir kin, nefret yok taraftarlar arasında, aksine büyük bir saygı ve hayranlık bu bağlılığa, insanlar huzur içinde gidiyorlar geliyorlar iki şehir arasında senede 2 defa..
Eskişehir zor maç, çünkü o da Bursa gibi, takım ne kadar kötü olursa olsun böyle maçlarda taraftar daha bir coşkulu daha da istiyor maçı, bundandır ki kolay değil..2 eksiği varmış Eskişehirin, El-saka ve Sezgin, takımın zaten bir zaafiyeti varken defans bölgesinde çok aksayabilirler..Hele Sercan varken orada rüzgarınoğlu..Gitgide olgunlaştırıyor oyununu, istese her an bir çalım bir hareket peşinde koşabilir çünkü o kabiliyet doğuştan var ama o hep en doğrusunu arıyor..Eskişehir taraftarı diyor ki "geçen yıl renk verdik, bu yıl ses getireceğiz"..keşke, ancak eksikler çok, bir de Rıza hoca daha derin çalışmalı, İstanbul'da tutunamamışlar takımı olmamalı Eskişehir, aksine o bölgedeki yetenekli gençleri bünyesinde toplamalı ve kaliteli yabancılarla harmanlamalı..Bursa'da ilk maç yaratıcı bir orta saha eksiği gözlendi, diğer bölgeler Sağlam, takım her gün iyiye gitmekte, kamp dönemi manisa ve kasımpaşa maçları sürekli ilerleme var, yarında çok iyi mücadele edecekler eminim..Lisans sorunu çözülen Battala veya Ergic artık o bölgede farkını hissettirmeli, eğer bunu başarırsa bu takım yolu açık..Kadrolara bakıyorum üstün gözüken taraf Bursaspor, her bölgede iyi alternatifler var..Ama yine de çok zor maç, rakip Eskişehir, maç Eskişehir'de..

11 Ağustos 2009 Salı

Bursaspor 2 - Kasımpaşa 1

Geçte olsa haftanın maçıyla ilgili aklımızda kalanları yazalım.. Maçtan 1 gün önce Bursa'ya 3 saat önce stadyum-kültürpark tarafına vardık..Stad etrafındaki ortam akşam oluşacak atmosferin de habercisiydi.Haftasonu diğer stadlarda sessizlik hakimken Atatürk stadyumunun hınca hınç dolu olması görülmeye değerdi..
Kadroları gördüğümde açıkçası Zapo'nun ilk 11 başlamasına şaşırdığımı söylemeliyim.Bu da kalitesinden şüphe ettiğimizden değil kadroya geç katılıp hazırlık maçlarında takımla hiç oynamamasıydı..Ancak Zapo ilk maç için beklediğimin çok üzerinde belkide maçın adamı performansını göstererek Ertuğrul Hoca'nın güvenini boşa çıkarmamış oldu. Gerek savunmada ki duruşu, gerekse top alışverişi ve orta sahaya seri çıkışları ile farkını gösterdi..Attığı güzel gol ile de geceyi taçlandırdı..Defansta Zapo'nun partneri kaptan Ömer Erdoğan'ın birkaç kez topu rakibe ikram etmesi tehlikeye dönüşmese de can sıkıcıydı..Geri 4lünün sağındaki Ali Tandoğan geçen sene kaldığı güzel çizgiden devam ederken Volkan Şen ile çok güzel anlaşıyordu, sol kanattaki Keçeli'ninse zaman zaman aksadığını gördük..
Battala ve Ergic'i henüz orta sahasına monte edemeyen Bursaspor'un oyun yapısında en büyük handikapı orta sahada top yapacak bir oyuncu idi..Bekir ve Hüseyin Çimşirle bu bölgede bir duvar örse de topu ileriye taşıyamadı ve sadece kanat oyuncularına mahkum kaldı..Hüseyin Çimşir'in performansı gerçekten iyiydi ve çok top kesti ancak o bölgede partnerinin Bekir olmadığı Battala veya Ergic oldugu görüldü.Ergic'in form durumu iyiye doğru gidiyor, daha hazır olan Battala'nın ise lisans problemi bu hafta çözülecek gibi...Sağ kanatta özellikle 2. yarı Volkan Şen başarılı oldu..Soldaki Ozan İpek'in ise özellikle ortaları müthiş isabetli ve kıvamda..
Maç boyu birçok pozisyona girdi takım ancak yine de Turgay ve Sercan'ı kısır pozisyonlar dışında uygun pozisyonlara sokamadık..Sercan'ın attığı gol gerçekten klastı..Maçın sonlarına doğru oyuna alınan Shin, takımda da oluşan skoru kaybetmeyelim havasıyla pek varlık gösteremedi..İlerleyen haftalarda Turgay ve Shin tercihleri maçın deplasmanda veya Bursa'da olmasına göre değişebilir..Tadeu'nun da iyileşmesi ve Muhammed'inde takıma katılmasıyla bu bölgede büyük bir rekabet oluşacaktır..
Maça baktığımızda belki de K.paşa'lı forvet Erhan Küçük uyuyan timsahı uyandırmasa idi Bursaspor bu ilk maçında hiçte beklemediği bir puan kaybıyla karşılaşabilirdi..Yediği gole kadar ki üstün oyuna gol gelebilir gibi görünse de geliyorum diye bas bas bağırmıyordu..Nitekim de hiç beklenmeyen şeyler silsilesi oldu, son derece kötü maç yöneten hakemler muhtemel ofsaytı kaçırınca kaleciyle burun buruna gelen Erhan, İvankovun boşa hamlesini değerlendirip golü attı..Bu beklemediği golle buluşan Erhan havaya da girerek Teksas tribünlerine koşup sevinç gösterilerini rakip taraftar üzerinde sınayınca bu gösteri hem tribünleri ateşledi hem de beklemediği bir gol yiyen takımı..Sonrası malum..Maç öncesi kapalı bir kutu olan K.paşayı bu 90 dakikada izlememe rağmen net bir fikir oluşturamadım..Henüz takım olma yolunca önlerinde uzun bir yol var ve 90 dakika oynatmamaya uğraştılar rakiplerini..Bursaspor için söylenmesi gereken şey takım iyi veya kötü oynasın lambur-lumbur top oynamıyor..Son derece bilinçli paslaşmalar, ezbere uzun toplar değil, görerek doğru toplar sürekli göze çarpıyor..Bu hafta Eskişehir karşısında alınabilecek güzel bir sonuç ile orta saha oyuncularınında katkısıyla 5. hafta Fenerbahçe karşısında bambaşka bir takım gözümüzün önüne gelmekte..Hayırlısı..

7 Ağustos 2009 Cuma

U18 Milliler, Finlandiya'yı 3-0 yendi

Sorumluluğunu Müfit Erkasap'ın, Teknik Direktörlüğünü Abdullah Ercan'ın yaptığı U18 Milli Takımımız özel maçta Finlandiya'yı 3-0 yendi. Finlandiya'nın Helsinki şehrinde Eerikkila Sports Institute Stadı'nda oynanan karşılaşmada gollerimizi 29. dakikada Ufuk Özbek, 43. dakikada Kamil Ahmet Çörekçi ve 55. dakikada Muhammet Demir kaydetti.

Millilerimiz, Finlandiya ile 4 Ağustos'ta oynadığı ilk karşılaşmayı Muhammet Demir ve Gökay Işıtan'ın golleri ile 2-0 kazanmıştı.

U18 Milli Takımı aday kadrosunda şu oyuncular bulunuyordu:

Orhan GÜLLE, Furkan ŞEKER, Sercan HACIOĞLU (Beşiktaş A.Ş.), Emre PEHLİVAN, Muhammet DEMİR (Bursaspor), Onur KARAKABAK (Fenerbahçe), Berkin Kamil ARSLAN (Galatasaray A.Ş.), Efşan GEÇKİN, Artun AKÇAKIN (Gençlerbirliği), Armağan KUŞ (Kayserispor), Hasan Ahmet SARI (Trabzonspor A.Ş.), Oğulcan GÖKCE, Süleyman ÖZDAMAR (Altay), Ömer Ali ŞAHİNER (Konya Şekerspor), Ömer KAHVECİ (Adana Demirspor), Ufuk ÖZBEK (FC Schalke 04), Gökay IŞITAN (Hamburger SV), Kamil Ahmet ÇÖREKÇİ (Millvall FC).

+++

Muhammed hakkında spor olsun diye yazmamıştık..

5 Ağustos 2009 Çarşamba

2009-2010 SEZON ÖNCESİ DEĞERLENDİRME


2009-2010 Sezonunda Bursaspor'da neler olur, beklentiler, potansiyeller neler? Hafta sonu lig başlayacakken bi değerlendirelim..

İlk önce gidenler:

Mustafa Sarp(Galatasaray) : Mustafa'yı Bursaspora getirmek, Bülent Korkmaz'ın Bursaspor'da yaptığı seyrek olumlu işlerden biriydi..2 sezon geçirdiği Bursasporda milli takıma kadar yükselmeyi başardı. Son yarım sezonu saymazsak fizik kalitesi ve mücadeleci gücü, ayrıca kaliteli kişiliği ile Bursa onu, o da Bursa'yı sevmişti..yönetimle yaşadığı maddi problemlerle birlikte kadroda buluan Kirita'nın gösterdiği olumlu hareketlilik Sarp'ın performansında bir düşüşe neden oldu, ve Bülent Korkmaz'ın gittiği her yer gibi Galatasaray'da ona bir teklif yapınca gitmeyi tercih etti.
Romachenko(Khimki): Uzun bir ara verdiği Türkiye macerasına tekrar Bursaspor'a gelerek devam eden Romaschenko geçirdiği 1,5 sezonda zaman zaman mest eden golleri ve tekniği ile kazandırdığı ekstra puanlar dışında artık yaşının verdiği ağırlıkla oyunda durarak ve mücadele etmeden oynuyordu..Potansiyeli belki bir Hagi kıvamında olan fakat kariyerini ve performansını o çapa ulaştıramamış Maxim'le yolları ayırmak artık vites yükseltmeyi düşünen Bursaspor için bir gerekti. Maxim bu haliyle lige yeni çıkmış ve düşmemeyi hedefleyen takımlar için iyi ve ekonomik bir transfer olabilirdi ancak ailesinide düşünerek yurtdışına geri döndü..
Yavuz Eraydın(Ç.Rize): Ardı ardına 2 sezon Sivas ve Bursa'yı Süper lige çıkaran Yavuz süper lig kariyerine herdaim yedek kaleci olarak devam etti. Artık yaşını da ilerlemiş olan ve iyi paralar kazanan Yavuz hakkında klübün bir karar mesi gerekmekteydi ve gönderilerek altyapıdan yetişmiş Yavuz ve Ceyhun'a yol açıldı..Yavuz süper lige çıkmak isteyen takımlar için iyi bir tercih olacaktır, Nitekim Ç.rize ile anlaşmış.
Volkan Bekiroğlu(Giresunspor): Devre arası sol beke takviye olarak tekrar takıma kazandırılan Volkan, Mustafa Keçelinin iyi performans göstermesiyle göze giremedi ve tekrar yollar ayrıldı..
Daniel Rezende: Yine devre arası yönetimin Ertuğrul hoca takımın başına gelmeden transfer ettiği Daniel'e hoca hiç şans vermedi. Sezon öncesi kampında da denenip yeterli bulunmayan Daniel ülkesine geri gönderildi.

Gelenler:
Ramazan Sal(Pendik)
Turgay Bahadır(Kayseri)
Pablo Battalla(Deportivo Cali)
Hüseyin Çimşir(Trabzon)
İvan Ergic(Basel)
Zapotochny(Beşiktaş)
Mustafa Olcaytu Ergen(Malatyaspor)

Mevcut Kadroya Genel Bakış:

Kaleciler :
Dimitar İvankov :Dimitar ligdeki en iyi çizgi kalecilerinden biri belkide en iyisi, yan top zaaflarına rağmen birebirde çok etkili olabiliyor, ayrıca Bulgaristanın milli eldiveni olması ve golcülüğü onu gerçekten kalecilikte marka isimlerden biri yapmakta..Geçen sezon bir dönem önemli bir düşüş yaşıyan İvankov, sonrasında takımla birlikte toparlanmayı bilmişti. Son dönemde ağır kaldığı pozisyonların çoğaldığını gözlesekte tecrübesi ile Bulgar eldiven tecrübesiyle Bursaspor'un önemli isimlerinden olacaktır..
Yavuz Özkan : Geçen sezon 3. kaleci konumunda bulunan Yavuz, bu sezon Ceyhun'la birlikte 2. kaleci olmak için yarışacak ve zaman zaman ona sıra gelecektir. Kaleciliği hakkında yorum yapacak kadar izlemediğim Yavuz'un tecrübe kazanması gerekli olduğunu biliyoruz..
Ceyhun Demircan : Ceyhun Bursasporun paf takımı kalecisiydi. Alt yaş milli takımlarında zaman zaman bulunup iyi performans gösteren Ceyhun' İvankov'un beğendiği yine bizim kısa kısa izlediğimiz bir isim..Şuan için bir yorum yapmak mümkün değil kalecilikte yolu açık olsun..

Defans Hattı :
Ömer Erdoğan:32 yaşındaki kaptan, her sezon daha fazla çalışarak üzerine daha da katarak meslektaşlarına adeta profesyonellik dersi veriyor..Bu özverisi yetenekleri sınırlı da sayılsa çabuk bir defans olmasa da onu Bursa'da istikrara, başarılı bir profile ulaştırdı..Hazırlık kampında da olumlu not alan kaptanın bu sezonda da geçen sezonki performansını devam ettireceğini gözlemliyoruz..
Tuna Üzümcü: Devre arası Bjk'ten alınan Tuna, sürekli 11'de yer bulmasa da rotasyonel olarak İbrahim Öztürk'le birlikte Ömer Erdoğan'a iyi birer partner oldular..ve rotasyonun bu iki oyuncuya da yarayarak iyiye yakın performans gösterdiğini gördük..
İbrahim Öztürk: İbrahim Altay'dan geçen sezon başında alınan fizikli ve çabuk bir oyuncu..Defans rotasyonunda yer bulsa da zaman zaman yaptığı vahim hatalar puan kayıplarına yol açtı..Hazırlık kampında burnu kırılan İbrahim hakkında teknik ekip bir karar verecek mi bilemiyorum ancak Zapo'nunda takıma katılmasıyla 4.-5. sıraya düştü bu bölgede..
Serdar Aziz: Serdar Aziz geçen sezon kadroda ara ara yer almaya başlayan doğuştan fanatik altyapı mahsülü bir Bursasporlu..Defans bölgesindeki yığılmadan ötürü bu sezon A2 ligiyle paralel Tsl'de şans bulacak Serdar için geleceğin milli takım stoperlerinden biri olma ihtimali kuvvetli diyelim..Müthiş hırslı, hızlı, ve çok yerinde topa hamleler yapabilen alt yaş milli takımlarında kaptanlık yapmış ve vazgeçilmez elemanlarından..
Zapotochny: Defansta her ne kadar alternatif isimleri kolay bulabilse de Bursaspor çıkış bulduğu dönem dahil tam bir güven yaşayamadı bu bölgede..Sınıf atlatacak ve Ömer kaptanla o bölgeyi daha dik tutacak bir isme ihtiyaç vardı..Bu doğrultuda Ertuğrul hoca yakından tanıdığı Zapo'yu transfer ettirdi..Bjk'deki performansınında iyi olduğunu düşündüğüm Zapo uyum sorunu yaşamaz ve kolay adapte olursa çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Ali Tandoğan: Devre arası geldiğinde şüpheyle yaklaşılan bir isimdi Ali..ama gördük ki Ali'nin Bursaspor'a, Bursaspor'un Ali'ye ihtiyacı varmış..Sağ kanada kısa sürede canlılık getiren, defansta hırçınlığıyla ileride ortaları ve kullandığı duran toplarla etkili olabilen Ali Tandoğan Tsl içerisinde Bursasporun o bölgeye getirebileceği en önemli isimlerden biriydi ve başarılı oldu.Ligin 2. yarısının asist kralı olması da bunun bir göstergesi...Hazırlık kampında da formunu kaybetmeyen tecrübeli isim yine o bölgede banko şans bulacaktır..
Mustafa Keçeli:Sezon başında taraftarın canını çokça sıkan tecrübeli ismin Bursa'daki İbrahim Üzülmez vakası olduğunu söylemek gerekir..Ligin 2. yarıda canını dişine takarak o bölgede verdiği mücadele görülmeye değerdi, bu sezonda aynı mücadeleyi bekliyoruz..
Veli Acar:Veli Bursaspor'un her eve lazım futbolcusu, sağ kanat, sol kanat, ön libero, 10 numara Bursaspor'a geldiğinden beri oynamadığı bir kale kalmıştır..artık genç statüsünde de olmayan Veli bu bitmek bilmeyen enerjisiyle ilk 11 oyunculuğuna erişmese de kadroda joker olarak tutulacaktır..
Yenal Tuncer:Veli ile birlikte Denizli Belediyespordan Raşit Çetiner zamanında transfer edilen sol kanat-bek oyuncusu Yenal..yetenekleriyle sahada yaptıkları geldiğinden beri çelişen Yenal ne yazık ki verilen onca şansa rağmen geceleri Çekirge,FSM'de başka işler peşinde koşmaktan bu formanın kıymetini pek bilemedi..Sanırım artık son kozlarını oynuyor, şuanda gerçekten isim yapmış bir sol bek olma şansı varken bunu kullanamadı ve yolların ayrılması yakın olabilir..

Orta Saha :
Bekir Ozan:2 sezondur Bursaspor orta sahasına dinamizm veren isimlerden biri olmuş, oyunun iki yönünüde oynamaya gayret gösteren Bursaspor altyapısından yetişmiş 24 yaşındaki Bekir takviyelerle kuvvetlenen Bursaspor orta sahasında forma yarışına muhakkak girecektir..
Kirita:Uzun süredir devam eden Türkiye macerasında son olarak Bursapor'a gelen Kirita'nın ne yapabileceğini sezonun ilk yarısı hiç görememiştik sakatlıklarla boğuşmasından ötürü..2. yarı sakatlıktan kurtulan Kirita, Mustafa Sarp'tan formayı kapmış ve Bursaspor'a can vermişti..Pek gündeme gelmese de takımda yakalanan çıkışın mimarlarından biriydi..Dediler ki Kirita'nın ciğerlerinde bir sorun oluşmuş, futbol hayatı tehlikeye girmiş..Üzüldük, inanmadık..O kadar önemli olmadığını antremanlara başladığını öğrendik mutlu olduk..O şimdi takıma yetişmeye çalışıyor, sert yapısının altında sempatik bir çocuk yatıyor, taraftar ve takım arkadaşları onu çok seviyor, tekrar bir problem yaşamazsa takımla devam edecek gibi..
Ramazan Sal:2 lig alttan süper lige transfer yapılınca insan ister istemez çok olumlu düşünemiyor..bir de bu takımın ilk transferi olunca acaba diyor bu sezonda mı kaliteli isimler gelmeyecek bu takıma..Böyle düşünüyorduk, ama Ramazan geldi, Pendikspordan..hazırlık maçları antremanlar derken gördük ki müthiş bir adam almışız, 25 yaşında ön libero..sanki 2 alt ligden gelmiş değil 2 senedir takımda kaptanlık yapıyor gibi çıkıyor sahaya kendinden emin, vakur..çok güçlü, oyunun iki yönünüde biliyor..2 gol attı hazırlık maçlarında, kafayla..çok tuttum ben Ramazan'ı, Bursaspor yeni bir Mustafa Sarp buldu getirdi..
Hüseyin Çimşir:Hüseyin'i tanıtmaya gerek yok, begenende var beğenmeyende..hem tecrübesi ile hem futboluyla takımda yer bulacağını ve kaliteyi arttıracağını düşünüyorum

İvan Ergic:Ergic farklı bir oyuncu profili, Juve'den Basel'e kiralanmış 8 sene Basel'de oynamış ve kaptanlık verilmiş bir oyuncu..kendi ifadesi ile ne bir 10 numara ne de 6..Böyle bir oyuncu 28 yaşında Türkiye'ye geliyorsa önemli transferdir..şampiyonlar ligi tecrübesi, avupa tecrübesi, sırp milli takımı tecrübesi, kaptanlık tecrübesi, farklı karakteriyle önemli bir isim geldi ligimize..Kuşkusuz kampa geç katıldı ve eksikleri var, Manisa maçında izledim tam hazır değildi 2-3 hafta şans vermeyebilir Ertuğrul hoca Ergic'e..
Battalla:Arjantinli Battalla kiralık bulunduğu Deportivo Cali'den geldi, 25 yaşında..10 numara oynuyor,geçen sezon 10 gol atmış.. ancak topu ayağında çok tutup çalımı çok seven bir yapıda değil de isabetli ara pasları, ve duran toplardaki etkinliği ile daha çok ön plana çıkan bir oyuncu..Battala'da diğer oyuncular gibi bonservissiz alındı, ancak ufak tefek pürüzler var ve lisansı bu haftaya sarktı..yıldız adayı futbolcununda takımda yer bulması için birkaç hafta gerekebilir, ancak antreman ve çift kale performanslarını izleyenler iyi bulmuşlar..
http://www.bursasportv.com/index/video/vid/333/Iste_Batalla
Mustafa Olcaytu Ergen:18 yaşındaki Mustafa Malatyaspordan geldi..U-18in önemli bir oyuncusu ofansif orta saha oynuyor..yaşıtlarının aksine önemli bir lig-A tecrübesi bulunan Mustafa'nın yaşına göre olgun bir futbol oynadığını duyduk..Daha çok A2 ligine ve geleceğe yönelik bir transfer olan Mustafa ara ara kadroya dahil edilebilir..
Kemal Aslan:Devre arasında takıma katıldığından beri pek bir umut verdiği söylenemez..Geçen hafta klüp bulmak için kamptan ayrılmıştı ancak yine antremanlara çıkmış..maç başına anlaşıldıgından ve kendi de şans bulmasının zor olduğunu farkına vardığından lig başlamadan yolların ayrılma ihtimali kuvvetli..
Volkan Şen:Volkan'ı artık herkes az çok biliyor her iki kanatta da oynayabilen Bursaspor altyapısıdan yetişmiş ümit milli yetenek..artık bocalama devrini atlattı, geçen seneki gibi o bölgede formanın en önemli adayı olacaktır..
Ozan İpek:Ozan'da devre arasında Bursaspor'a 2 alt ligden gelen gole yakın 22 yaşındaki sol açık oyuncusu..Takıma adaptasyonu ile birlikte bu şansı iyi değerlendiren Ozan, Bucaspordan geldiğinde de takımının en golcü ve en değerli futbolcusu konumundaydı..Bir kanat oyuncusuna göre fiziği sağlam olan, iyi orta kesebilen, tekniği ve şutları olumlu ayrıca rakibi rahatsız eden sert bir futbolu var..Romachenko'dan formayı kapmıştı geçen sene, bu sene daha da iyi olacaktır..
Halil Zeybek:Halil Fenerbahçe altyapısında yetişmiş, Erzurumsporda gol kralı olarak parlamış Samet aybaba'nın tavsiyesiyle takıma katılan 24 yaşındaki bir isimdi geçen sezon..Geçen seneki sezon başı kampında sakatlık geçirdikten sonra çıkış yapmakta zorlanmış Halil'i bu sezonki kampta beğeniyle izledik sağ kanatta..Bu parlak kamp döneminden sonra takımda tutulacağını düşünüyorum Halil'in..
Eren Albayrak:Avrupa'da Bursaspor altyapısı denilince Sercan Yıldırım, Muhammed Demir,Eren Albayrak gelir ilk sırada..Bu isimler Sercan harici pek tanınmasa da Türkiye'de, Avrupa'daki scoutların gözdesidir, takibindedirler..misal Ereni burada kimse bilmez ancak belki birkaç kez Uefa manşet yapmıştır alt yaş grubu sayfasında, ona özel haber röportajları olmuştur, maçtan sonra soru sormak için gözleri Eren'i arar..fiziği henüz istenilen seviye'ye gelmedi Eren'in, gelsin zaten ses getirecek..sol kanattaki sürati, gole yakınlığı, tekniği ile üst düzey bir futbolcu olacağını düşünüyoruz..Ertuğrul hocada öyle düşünmüş olmalı ki Romaşenkoyu gönderdi, o bölgeyi Ozan İpek-Volkan Şen, Eren 3'lüsü çevirecek artık..rotasyon durumuna göre bazı haftalar A2 ligde de bulunmak durumunda olacaktır..

Forvetler:
Shin Young-Rok:Yine Ertuğrul Hoca'nın gelmesiyle, Şenol Güneş'in tavsiyesiyle G.koreden kalkıp gelmiş bir oyuncu Shin.22 yaşında..Shin geçen sezondan kendini belli etti, kısa sürede uyum sağladığı ligde 2. yarıda 4 gole ulaşabildi, bence yeterli..ancak daha önemlisi farkını gösterdi, takıma çok katkısı oldu..topu tutuyor, saklıyor, doğru zamanda doğru yere ulaştırıyor, zayıf bir uzak dogulu gibi görünmesine rağmen topla rakip arasına girdiğinde kerpetenle topu ayağından almak mümkün değil, rakip defans ya onun hamlesini bekliyecek ya da faul yapacak..boyu uzun olmamasına rağmen hava toplarında inanılmaz bir başarısı ve şut çekmede sınır tanımayan bir yapısı var..rakibin hiç beklemediği ve şut çekmenin gerçekten zor olduğu pozisyonda rahatlıkla topu kaleye yollayabilmekte..uyum sorununu atlatttı, Bursa'ya da alıştı..asıl amacı Türkiyeye kamp kurmak değil, Epl'ye yol almak olan Shin bunu başarmak için mücadelesini vermekte..Başaramaz ise de Türkiye'de çok duracağını zannetmiyorum ülkesine geri dönecektir..Bu sezonda Bursaspor forvet hattında önemli iş yapacaktır..
Sercan Yıldırım:İşte Bursaspor'un en önemli, en maliyetli transferi..Manisa maçında gördük ki birşey kaybetmemiş kendine güvenini daha da arttırmış, rakip defansı süratiyle allak bullak etti..Topu önüne aldığında delici bir roket kıvamında ilerleyen Sercan bu sezon daha etkili olacaktır..
Turgay Bahadır:Kayserispor gönderince yine bir acaba? oluştu kafamızda..yeterli değil miydi, sakatmıydı..Ancak Turgay'da Ramazan gibi kamp performansıyla göz doldurdu, Shin'in yerini alması muhtemel..Bu fizikte, bu teknikte ve mücadeleci yapısı ve karakteriyle Turgay 10 numara transfer olmuş..Manisa maçında gördüğümüz Sercan'la da uyum sağlamış..
Gökhan Güleç:Gökhan geldiğinden beri bekleneni verememiş ve artık gitmesini beklediğim bir oyuncu..Forvette Turgay alternatifininde oluşmasıyla şans bulma olasılığı kalmayan Gökhan'ın oynayabileceği bir takıma gitmesi hem kendisi hem Bursaspor açısından yararlı olacaktır..
Tadeu:Tadeu'yu Ertugrul Saglam özellikle istedi..Kayserisporda iken çok istediği bir oyuncu oldugunu fakat alamadıklarını ve bonservisinin uygun hale geldiği için alınması gerektiğini belirtti yönetime..Devre arası geldiğinde hazır olmadığını ağır kaldığını gördük..5 veya 6 maç oynayıp 2 gol buldu daha sonra sakatlandı..Ülkesine döndü sonraki dönem..Kamp dönemi tekrar geldi, hem Ertugrul hoca bu isme inandığı için kalmasını istemiş, hem de Tadeu geldiğinde gerekirse para almadan oynamak ve kendimi göstermek istiyorum şeklinde bir yaklaşımda bulunduğunu duydum..Merakla performansını bekliyoruz..
Muhammed Demir:Muhammed Bursaspor altyapısının ve U-18'in en önemli forveti konumunda..Ve yakın zamanda Sercan'ın yaptığı patlamayı gerçekleştirecek görünümdeydi kamp döneminde..Zaten 2 senedir çok popüler ismini sürekli duyduğumuz bir isimdi, takıma dahil olup ligde büyük sükse yapmasını bekliyoruz..

Bursaspor'un geçen seneden kalma istikrarlı bir yapısı, gelişime açık ve başarılı bir kadrosu vardı..Transfer döneminde yapılan hamleler olumlu ve takıma sınıf atlattırabilecek cinsten. Tek handikap yabancıların kampa geç katılmış olmaları ve ligin ilk maçlarında takıma büyük katkı vermelerini beklemek mümkün değil..Teknik ekibe saygı ve güvenin yüksek olması önemli bir avantaj.Bunun yanında oyuncuların büyük bir bölümü genç yaşta çıkışını sürdüren ve çıkış yapması beklenen isimler..Hazırlık kampında gördüğümüz takımda bir kolej havası yaratılmış ve nerede olduklarının bilincinde olan ve olayı sahiplenen oyuncular var..Bursaspor geçen sezon 6.ydı bu sezon daha üste çıkar demek realitede yerini bulmayabilir, zira lig uzun bir maraton ve başarıda bir çok etken var...Ancak açık seçik görünen, Bursaspor doğru hamleleri doğru zamanlamada yapmakta ve olumlu sonuç alması çokça muhtemel..yapılan transferler doğru, mevkiler doğru,bunlara bonservis ödenmemiş olması doğru, kadronun yapısının korunması doğru, sorun çıkarmayacak karakterde isimlerin takıma kazandırılması doğru..Kısacası ligdeki tüm takımlarına önemli takviyeler yaptığı ligde geçen sezonki sıralamanın üstüne kesin çıkar demek iddalı olsa da toplam kalitesini arttıran Bursaspor'un Avrupa hedefinin altını ciddi bir şekilde doldurduğunu söyleyebiliriz..