29 Mart 2010 Pazartesi

Bitime 7 Hafta Kala..


27 şubat 2010'da ne yazmışız..bir hatırlayalım..
2 kritik maç var, Diyarbakır deplasmanı ve ertelenen Kasımpaşa maçı..Bu maçları alırsak gerisi çok farklı olacak, çok heyecanlı...
---
Geçen sezonun ilk yarısının son maçı Trabzonla, içeride..Takımın başında Güvenç Kurtar var.İlk yarı hasbel kader bir gol buluyoruz..Hasbel kader çünki bir teşebbüs yok sahada, sanki bir acemi mangası yeşilli beyazlılar..Tribünler oyundan ümitsiz de olsa senelerin başarısızlıkları daha aklı-selim davranmaları gerektiğini söylüyor onlara..Futbolda saha kenarında ki agresiflikler sahaya olumlu yansımıyor biliyorlar..Ondan azaltmışlar isyankarlıklarını..Saha kenarında oyuna girecek bir genç oyuncu gördüklerinde yürekleri kıpır kıpır oluyor..Bir çalım attığında o delikanlı sanki kendi yavrularıymış gibi alkışlıyor top kaybettiklerinde teselli için "aferin evladım" diyorlar..O çocukların sahadaki halleri yürümeye çalışan bir ceylan yavrusunun ki gibi komik olsa bile ilk etapta, etraflarında aslanlar, kartallar, aç kurtlar, akbabalar belki acırcasına küçümseyerek baksalarda o yavrulara..onlar geleceklerinin o ceylanlar olduğunu anlamışlar bile, inanıyorlar sadece..
O gün maça hocaları aşağıdaki gibi bir hücum hattı çıkarıyor Bursasporun..
Volkan Şen, Fabricio Melo, Maxim Romachenko
Gökhan Güleç
Ve öyle bir oyun var ki sahada, senelerdir başarısızlıkların üstünü örttüren rakibe kök söktürdük masallarının da sonu gelecek belli oluyor..öyle bir siliklik var ki dakika 75 olmuş ve Güvenç hoca 6. stoperi sokuyor oyuna, 1-0 'ı koruyalım diyor ben rakipten çekiniyorum da değil rakip beni tir tir titretiyor diyor adeta..Tribünler orada kopuyor hocayı istifaya davet ediyorlar henüz öndeyken, hocam Sercan'ı al diye yalvarıyorlar saha kenarından..Yedek kulubesi pek zengin değil belki bir tek Sercan var o da çaylaklığı yeni atıyor üzerinden ancak kapanan takımı rakip ablukaya almış gol geliyorum diyor ve geliyor o dakikalarda..O an Güvenç kurtar bitiyor, aslında hiç başlamadı belki ama birde nereden geliyorsa beşiktaşlılığı bilemiyorum ancak bjk'li teknik direktörü istemediler safsatasına da kurban gitmemek için bir kısım taraftar da sabretmişti kendisine..Golden sonra güvenç kurtar ben bitmedim okeye dönüyorum deyipte Sercan'ı oyuna soksada ofsaytla karışık bir gole imza atarak maçı alan adam olan Sercan orada ipini kesiyor artık Kurtar'ın..
Böylece bir dönem kapanıyor Bursa'da Güvenç Kurtar gidiyor Ertuğrul Sağlam devralıyor bu görevi..O gün bin500 taraftar ona özel yaptıkları tezahürat eşliğinde karşılıyorlar Sağlam'ı..Nejat Biyediçten sonra adına ilk kez tezahürat yapılan teknik direktör oluyor geldiği gün..Ve o gün orada klüpten beşiktaş geçmişli kişilerin taraftar tarafından dışlandığı yönündeki yorumlara da koca bir tekzip geliyor, gazete ilanlarıyla değil tezahüratlarla..Bu arada Nejat Biyediç ve Ertuğrul Sağlam'a yapılan tezahüratlarıda analım yeri gelmişken..
Ne maradona, ne Gullit, Ne Stojakovic, En büyük Nejat Biyediç...
Onurlu duruşunla, hoşgeldin Bursamıza, al kupayı Ertuğrul Hoca..

Karşısında bu tabloyu gören Ertuğrul Sağlam imza attıktan sonra birkaç kelime ediyor, yürekten, içten inanarak.."Bursaspor taraftarı şampiyonluk şarkıları söylesin"(1)..Sezonun ilk devresi yeni bitmiş, Bursaspor 9.! sırada..Tabi bu arada çeşitli şekillerde bank asya'da mı şampiyonluk hocam? diyerek kendisini ti'ye alanlar veya aldığını sananlar mevcut..
Yusuf'un gitmesiyle güç kaybeden Bursaspora Ali Tandoğan, Tuna, Shin, Tadeu, Ozan İpek 5'lisinin transferini sağlıyor, toplamda sadece Ozan'a verilen 250 bin lira bonservise..Gelenlerden Tadeu tutmuyor, Shin'de kendi isteğiyle takımdan ayrılıyordu..tsl'deki diğer hocaların pek beceremediklerinin aksine sezon boyu 16-17'ye yakın oyuncusunu sürekli formda tutup şans verebilen takımda 12 oyuncusunun golcülüğe ulaştığı, sık yaşanan maddi sorunlara rağmen takımın havasının kesinlikle bozulmadığı gözle görülür gerçekler olmasına rağmen ve çeşitli kereler A milli takımlara alınmış 7-8 oyuncu da bile bu rotasyona ve maddi problemlere sesini çıkarmadığı bir ortamda bir garip Korelinin yaşadığı uyum sorununu Ertuğrul Hocaya bağlamak tevilin sınırlarını biraz zorlamak olur ancak:)..
Takımın yeni temellerinin atılmaya başlandığı bu dönemde Ertuğrul Sağlam enkaz edebiyatı yapmadı, kalıbı hazırladı sürekli, çerçeveyi koyulaştırdı..Kalıbı tasarlamıştı artık, projeyi çizmişti kafasında..Son rötüşları 3 sene sonra verilecek, ve bu son tadilattan sonra seri üretime geçilebilecek bir kalıptı bu..Bu işe bir yerlerden başlayabilmek için Sercan'ı özellikle Volkan'ı toparlamalıydı.Zira Volkan hoca geldiğinde miadını doldurmak üzereydi, saç baş yoldurmaya doğru negatif yönde yol alıyordu..Volkanda çok hissettirdi etkisini, güvenini yerine getirdi kendi önünü tıkamasını engelledi..250 bin liraya getirdiği Ozan'dan bir değer yaratması gerekiyordu, yarı sezonu ancak lige alışmayla geçirse dahi Romechenko'nun gönderilmesi hata diyenlerin aksine göndererek 2009-2010 sezonuna damga vuracak birkaç oyuncudan biri olmasında önemli bir rol oynadı..Oysa o çok bilmişlerin paralelinde hareket edipte Romachenkoyu göndermese idi, Ozan ancak bulduğu şansın yarısını bularak sıradan bir oyuncu olmaktan fazlası olmayacaktı bu sezon için belkide..Sonra Ali Tandoğan..İstanbuldan Anadoluya yolu düşenlerin genelinde olduğu gibi bir düşüşe değil, bir şahlanışa kalktı Ali..ilk yarım sezonunda 8 asist yaptı, Volkan'a da sürekli tecrübelerini aktararak iyi bir uyum yakaladı, takımın abilerinden biri olmasının yanında son 1 yılın en iyi 3-4 sağ kanat savunucusundan biri olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz..Döneme 9.'lukla ve rakipleri Fb. ve Gs.'nin 10-12 puan gerisinde başlayan Bursaspor Uefa kupasına katılma şansını son haftaya kadar sürdürdü ve bunun yanında Bjk ile birlikte 2. yarının en başarılı takımı oldu..
Bir sonraki sezon için Bursaspor birkaç oyuncuyu daha kattı kadrosuna..Burada Ertuğrul Sağlam özellikle tecrübelerini kullanabilecek oyuncuları da göz önünde tuttu hep..Klübün olanakları da sürekli değerlendirilerek tabi..Ergic, Turgay, Hüseyin, Batalla, Zapotochny'i aldı bu transfer dönemi..Bu oyuncuların takıma faydası, takım kimyasına uyumu, transferdeki isabet yüzdeleri maliyetleri, kalitelerini falan bir grafiğe dökebilse idi matematikçiler tarafından, Bursaspor için en optimum noktalardan biri bu olurdu heralde..Tabi bu realiteleri transfer x sahadaki futbol doğrusu şeklinde algıyanlara Turgay' anlatılamaz heralde..Bursaspor bu dönemlerde kalitesi yüksek daha nitelikli oyuncularında kapısını çaldı ancak gereksiz ve plansız geleceği düşünülmemiş hamleler olurdu oysa ki bu takımın az da olsa doğru hamleye ihtiyacı vardı ve çok mühimi içerdeki futbolcuyu memnun etmekti maddi olarak..Bunu yeni naklen yayın ihalesi sonrası E.şehirspor ve birkaç takım yaptı..Ellerinde olmayan maddi imkanları gelecek garanti paraları teminat göstererek kullandılar, geleceklerinden kısıp min. 1-2 m. dolar bonservisli oyuncuları kattılar kadrolarına..Bursaspor'da bunu yapabilirdi, bir teofilo alabilirdi ancak yapmadı..Yarım sezon için 150-200 bin lira alacak iglesias harici kimseyi katmadı kadrosuna..Tavsiyelere uyup elindeki oyuncuları da satmadı kimseye..Bu tutum daha önce Kayseri'ye olduğu gibi Bursaspor'a da birşey kaybettirmedi..Aksine şampiyonlukta en iddalı konumda takım olarak kalırken elinde ki değerlerin hiçbiri kaybolmadı.yenileride yolda bu değerlerin..Kasımpaşa maçında oyuna girdiği andan itibaren parıldayan yeni fişeğimiz İsmail Haktan aralarından ilk sıyrılan..Eren, Muhammed, Serdar Aziz daha çok var..geliyorlar..
Çok detay var ama öylesine bir yazı bu, arada bir Fenerbahçe kupa randevusu var..ilk maç 3-0 kaybetmişsiniz..Rakip fenerbahçe ve yine Ertuğrul Sağlam bir açıklama yapıyor..."Fenerbahçeyi eleriz"(2)..Evet yok, bu açıklamayı yapabilecek başka bir takıma sahip teknik direktör yok ligde, bunun gazla veya barcelona gibi oynamakla ilgisi yok bir güven meselesi bu..hocanın oyuncuya, takıma, taraftara güveni tüm unsurların birbirine inancı kenetliliği..yoksa ortada muhteşem bir futbol yok.. tabi bu açıklamalara masal diyen Sergen Yalçın ve benzerleri 2-3 hafta Bursaspor kelimesini ağızlarına alamadılar..

yazıyı daha da devam ettirmek istiyordum ama kısa keseceğim şimdilik.. Bursaspor geçen haftaki mağlubiyete rağmen bu ligin hala en iddaalısıdır..Geçen seneden itibaren 2. lig takımı görüntüsünde diyenlere de ilk 3'e ilk 5'e bile giremez diyenlere cevabı sürdürülebilir başarısıyla durmadan vermektedir..Bursaspor geleceğe yatırım sezonu olarak başladığı bu sezonda bile en iddalı takım konumuna gelebilmişken doğru yolda ilerlediğini dosta düşmana beyan etmiştir, puan kayıplarını bekleyenlerin hevesi bu sene çok kursağında bırakmıştır yeri geldiğinde de yine bırakacak güce sahiptir ve en önemlisi bu ligde zirveye oynayan takımlardan kalite olarak bazı bölgelerde eksik olsa bile takım olarak fazlası vardır ve bu kalan 7 haftada sonuç alabilmeye yeterli gelecektir..








12 Mart 2010 Cuma

7 Mart 2010 Pazar

6 Mart 2010 Cumartesi

...HÜKMEN ...

Daha 1. dakikadan belliydi niyetler,
2. dakika bitmeden iptal edilmeliydi,
hakem oynattı, diyarbakırspor taraftarı azıttı,
17. dakika yardımcı hakem Kemal Yavuz Ali' Tandoğan'a gel yavrum neden korkuyorsun diye bir el işareti yaptı..sanki Bursasporlu futbolcular oynamak istemiyor da herşey futbola son derece müsaitmiş gibi,
Allah'ın sopası yok bu işaretten birkaç milisaniye sonra kafasına bir taş yedi..
hakemler bu korku masalına 17 dakika tahammül edebildi..maç tatil edildi, Bursaspor 0-3 hükmen galip sayılacak..
Tabi maçı orada bitti sananlar varsa, söyleyelim ne olduğunu Sercan Yıldırım'ın ağzından..
-abi bütün camlarımızı kırdılar,
-elimiz ayağımız titriyor şuanda,
-polis evine sığındık..henüz hava alanına gidemiyoruz..
Biri Turkcell Süper ligin değerinden mi bahsetti???